Alzheimer
hastalarında
koku algılama sorunları
Son
zamanlarda yapılan
çalışmalar koku algılanmasındaki sorunların Alzheimer
hastalığının diğer belirtileri ortaya çıkmadan önce değişen
ilk bulgulardan birisi olduğunu gösterdi.
Çoğunlukla,
Alzheimer hastalığının belirtileri ortaya çıkmaya başladığında,
hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde müdahale etmek ve
değiştirmek için çok geçtir. Alzheimer'le ilişkili beyindeki
fiziksel değişikliklerin, karışıklık ve hafıza kaybı gibi
semptomların ortaya çıkmasından on yıl öncesine kadar
uzanabildiğini biliyoruz. Birinin Alzheimer’ın erken
aşamalarında olup olmadığını tespit etmek için yapılan
çalışmalara yeni bir düşünce ile koku tanıma testi de eklendi.
Bireyin
koku tespit etme kabiliyetini derecelendiren koklama testinin
hastalığı erken teşhis
etmede fikir verebileceğini gösteriyor. Columbia
Üniversitesinden nörolog William Kreisl, koku tanıma testi
üzerinde ciddi çalışmaları ile tanınıyor.
Alzheimer
hastalığı ile
koku arasındaki bağlantı nedir?
Burundan
beyine koku bilgilerini gönderdiği
bölüm Alzheimer hastalığında hasar gören ilk alanlarından
biridir.
Entorinal
korteks gibi beynin koku almadan sorumlu beyin alanları
hastalığın erken dönemlerinde etkilenir. Bu nedende kokuları
ayırt etme yeteneğinin azalması erken aşama Alzheimer’da
bellek belirtileri fark edilmeden önce görülür.
Çeşitli
çalışmalar, koku testinde zayıf puan alan bireylerin, beyninde
beta amiloid birikintileri veya plakların birikmesi gibi
Alzheimer’in neden olduğu nörodejeneratif değişikliklere sahip
olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Alzheimer
hastası
olacağımı, koku tespit testi bana söyleyebilir mi?
Hayır.
Önceki çalışmalar kokuları tespit etmedeki yetersizliğin hafıza
azalması ile ilişkili olduğunu göstermiş olsa da, bu çalışmalar
bize testin belirli bir kişinin Alzheimer'ı geliştirip
geliştirmeyeceğini kesin olarak belirleyemez.
Kısa
bir süre önce testin prediktif gücünü araştırmak için hafif
bellek problemi olan bazı kişiler ile sorunları olmayan kişilerin
katıldığı bir çalışma yapıldı. Testte başarılı olanların,
kokuları belirlemede zorlanmayanların ileriki aşamalarda
Alzheimer hastalığı yaşamadıkları belirlendi. Koku algılama
sorunu olanlarda ise hafızanın azalmasının diğer gruba göre
üç kat fazla olduğu görüldü.
Ancak,
bellek azalmasının,
Alzheimer’e mi yoksa Parkinson veya Lewy Sendromu gibi demansa
neden olabilen diğer nörodejeneratif hastalıklardan mı
kaynaklandığını kesin olarak söyleyemeyiz.
Bellek
düşüşünü tahmin etmek için koku testi kabiliyetine bakmanın
iyi bir ilk çalışma olduğunu düşünülmesine rağmen bulguların
daha geniş çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.
Koku
testi ve demans
Kişiler
doktorlarlarına Alzheimer hastalığına yakalanma risklerini
soruyor. Şu anda, hastalığı kesin olarak teşhis etmenin tek yolu
ölümden sonra, Alzheimer’in iki biyolojik işareti olan beta beta
amiloid ve tau proteinlerinin beyinde birikiminin otopsi sırasında
tespit edilmesi.
Bozulmamış
koku grubundaki hiçbir deneğin PET taramasında amiloid birikimine
dair kanıtları bulunmadığından, güçlü koku tanımaya sahip
yaşlı yetişkinlerin Alzheimer hastalığı riski altında
olmadığını düşündürmektedir.
Test,
birisinin hafıza
şikayeti olduğunda ve değerlendirilmek istediklerinde yararlıdır.
Hastaları doğru bir şekilde değerlendirmek için bir
standardiazyona ihtiyaç vardır. Bu nedenle, hafıza şikayeti
veya ailede demans öyküsü olmayan bir kişi testten faydalanamaz.
Bireyin
hafıza kaybı riskini
tahmin etmede koku testi PET taramalarıyla karşılaştırıldı.
Koku testinde düşük puanı alanların yüzde 60'ında beta
amiloid plak vardı.
PET
taraması gibi koku
testi, hafızada azalma riskini tahmin etmenize yardımcı olabilir.
Ancak PET taramasından farklı olarak, bellek düşüşünüzün
Alzheimer’ın veya başka bir nörodejeneratif hastalıktan
kaynaklanıp kaynaklanmadığını söyleyemez.
Koku
testinde düşük puan almak, göz önünde bulundurulması gereken
tek faktör değildir. Klinisyenler sigara içme, nörodejeneratif
olmayan koku bozulma nedenlerini,aile öyküsünü ve genetik risk
faktörlerini de tartmalıdır.
İnsanlar,
çeşitli nedenlerden dolayı kafa travması veya sinüs enfeksiyonu,
hatta soğuk algınlığı gibi olgularla da koku kaybı sorunlarıyla
karşılaşabilirler. Bu rahatsızlıkları teşhis etmek için
değişik imkanlardan yararlanılır.
Bununla
birlikte, kokuları
tespit etme ve tanıma yeteneği insanlar arasında büyük
farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle normal bir koku alma
duyusuna sahip biri gül kokusunu tespit edemeyebilir. Bu arada, gül
koklayabilen ancak çiçeklerin az olduğu bir bölgeden olan başka
bir kişi kokuyu hisseder fakat ne kokusu olduğunu bilmeyebilir.
Her iki durumda da, özellikle farklı popülasyonlar ve ülkeler
arasında yapılan testlerde yanlış tanı potansiyeli de vardır.
Alzheimer
hastalığının
erken belirlenmesi için koku tanımlama testi
Çalışmada,
ortalama yaşları 63 olan yaklaşık 300 katılımcıya benzin, çiklet ve limon gibi kokuları tanımaları istendi. Katılanların
tümünün Alzheimer’in riski altında olduğu kabul edildi .
Kokuları tanımlamakta zorluk çeken katılanların, Alzheimer
hastalığı için hafıza testlerinde de kötü puan aldıklarını
gözlemlendi.
Alzheimer’ın
koku testi çalışması üzerinde çalışan araştırmacılardan
birine göre, Alzheimer’in semptomlarını sadece beş yıl
geciktirmek, bunların şiddetini yüzde 50 azaltabilmektedir.
Elbette,
koku kaybının sadece
Alzheimer’la değil, birçok farklı hastalıkla ilişkili
olabileceğine dikkat etmek önemlidir.
Koku
tespiti çeşitli nedenlerden oluşan bilişsel engelli olabilecek
kişilerin tespit edilmesine yardımcı olsa da, Alzheimer tanısı
olarak koku alma testinin klinik kullanım için çalışmaların
yetersiz olduğu, yapılacak çalışmaların çoğalmasıyla kesin
sonuçlara ulaşılacağı bilinmelidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder