10 Aralık 2019 Salı

Alzheimer ve demans


                                          Alzheimer ve demans   
              
Yazıılarımda Alzheimer hastalığını, buna neden olan sebebleri, hastaların psikolojisini, bakımlarının nasıl yapılacağını, bu hastalıkta aileye düşen görevleri ve günümüzde bilinen tedavi imkanlarından bahsetmek istiyorum.
Alzheimer hafıza, düşünce ve davranış değişikliklerine neden olabilen zihinsel güçlerde sürekli çöküntü, sosyal hayattan kopma ve duygusal tepkimelerde uyumsuzlukla seyreden önemli bir hastalıktır. Belirtiler yavaş gelişir fakat sürekli yeni sorunlar eklenir. Hastalığın her aşaması hem hasta hem de ailesi için oldukça zordur. Alzheimer, en sık rastlanan demans (bunama) türüdür. Demansın en yaygın şekli olup, tüm demansların % 50 – 80’nini oluşturur. Fakat tüm demanslar Alzheimer değildir. O halde ilk olarak demansın tanımıyla başlayalım.

Demans ; Düşünce, zihinsel değerlendirme ve günlük bedensel işlevlerin zayıflaması veya yetersizliği durumudur. Bunun bir çok nedeni olabilir. Genellikle 50 yaşın üzerinde görülen demans, beklenen bir yaşlılık durumu değil çeşitli hastalıklar sonucunda oluşan bir bulgudur.



Alzheimer haricinde demansa sebeb olabilen başlıca hastalıklar: Fronto Temporal Demans : Beynin alın kısmına denk gelen ve kişilik kontrolu ile konuşma yeteğini sağlayan temporal bölgedeki sinirlerin zayıflaması sonucunda oluşur. Alzheimer’den sonra en sık görülen demans nedenidir. Dolayısıyla bu bölgeyi ilgilendiren sorunlarda kişi dengesiz hareketler yapmaya başlar. Toplum kurallarını önemsemez. Giyinmeden sokağa çıkabildiği gibi, konuşma yeteneğinin bulunduğu bölgenin etkilenmesi durumunda konuşması anlaşılamaz veya ses ayarları ortama uygun olmaz. Lewy cisimcikli demans : Beyinde mekik şeklinde tarif edilebilecek Lewy cisimlerin birikmesi sonucunda oluşan, dikkat eksikliği, hareketlerde yavaşlama ve konsantrasyon yeteneğinin yetersizliği ile karakterizedir. Damar hastalıklarına bağlı gelişen demans: Beyni besleyen damarların atereskleroz plaklarıyla kaplanması, ağır travma gibi nedenle damarların kalıcı olarak zarar görmesi, veya kalp yetersizliği nedeniyle beyine yeterince kan pompalanamaması nedeniyle oluşur. Parkinson hastalığı sırasında oluşan demans : Parkinson hastalığı, beynimizde hareketten sorumlu olan bölgelerdeki hücrelerin ölümleri sonucunda oluşur. Bellek depolarında sorun olmamasına rağmen bu depodaki bilgilerin kullanılmasında sorun vardır. Bu hastalıkta zihinsel yeteneklerde azalma ve hareket kısıtlamaları görülür. Çeşitli nedenlerle oluşan ve tedaviden sonra kaybolan geçici demans nedenleri: Yoğun depresyon Vitamin ve mineral eksiklikleri (Özellikle B12 ve E vitamini, folik asit ) Beyin bölgesinde yer alan tümörler ile bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlar. Bazı ilaçların yan etkileri Ciddi kanamalar Ağır anemiler

                  Alzheimer haricinde demansa sebeb olabilen başlıca hastalıklar

Fronto Temporal Demans : Beynin alın kısmına denk gelen ve kişilik kontrolu ile konuşma yeteğini sağlayan temporal bölgedeki sinirlerin zayıflaması sonucunda oluşur. Alzheimer’den sonra en sık görülen demans nedenidir. Dolayısıyla bu bölgeyi ilgilendiren sorunlarda kişi dengesiz hareketler yapmaya başlar. Toplum kurallarını önemsemez. Giyinmeden sokağa çıkabildiği gibi, konuşma yeteneğinin bulunduğu bölgenin etkilenmesi durumunda konuşması anlaşılamaz veya ses ayarları ortama uygun olmaz.

Lewy cisimcikli demans : Beyinde mekik şeklinde tarif edilebilecek Lewy cisimlerin birikmesi sonucunda oluşan, dikkat eksikliği, hareketlerde yavaşlama ve konsantrasyon yeteneğinin yetersizliği ile karakterizedir.

Damar hastalıklarına bağlı gelişen demans: Beyni besleyen damarların atereskleroz plaklarıyla kaplanması, ağır travma gibi nedenle damarların kalıcı olarak zarar görmesi, veya kalp yetersizliği nedeniyle beyine yeterince kan pompalanamaması nedeniyle oluşur.

Parkinson hastalığı sırasında oluşan demans : Parkinson hastalığı, beynimizde hareketten sorumlu olan bölgelerdeki hücrelerin ölümleri sonucunda oluşur. Bellek depolarında sorun olmamasına rağmen bu depodaki bilgilerin kullanılmasında sorun vardır. Bu hastalıkta zihinsel yeteneklerde azalma ve hareket kısıtlamaları görülür.

Çeşitli nedenlerle oluşan ve tedaviden sonra kaybolan geçici demans nedenleri: Yoğun depresyon
 Vitamin ve mineral eksiklikleri (Özellikle B12 ve E vitamini, folik asit )
 Beyin bölgesinde yer alan tümörler ile bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlar. 
 Bazı ilaçların yan etkileri 
 Ciddi kanamalar 
 Ağır anemiler 
 Şeker düşüklüğü 
 Koma ile seyreden organ yetersizlikleri


Alzheimer ve yaş

                                               Alzheimer ve yaş

Alzheimer, başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranış bozukluklarıyla seyreden ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık 1907 yılında Alman Psikiyatri uzamanı Alois Alzheimer (1864-1915) tarafından bu özellikleriyle tanımlanmıştır. Alois Alzheimer çok iyi gözlemlediği değişik davranış ve hafıza bozukluğu gösteren bir kadın hastasının ölümünden sonra katıldığı otopsisi sırasında hastanın beyninde amiloid plakları ve nörofibril yumaklarının biriktiğini ve beynin de hacmen küçülme olduğunu belirledi. Bu hasta da gözlemlediği davranış ve hafıza bozukluklarıyla birlikte otopsi bulgularını 1906 yılı kasım ayında bir tıp kongresinde sunarak hastalığı ayrıntılı olarak tanımlayıp, tıp literatürüne geçmesini sağladı.
Hastalık genel olarak 65 yaşından sonra başlamaktadır. Genç bireylerde görülme olasılığı oldukça düşüktür. Hastalık 40 ile 60 yaş arasında görülürse erken yaş Alzheimer hastalığı olarak bilinir. 60 ile 85 yaş arası ara grup, 85 yaş ve üzeri ise beklenen grup olarak değerlendirilir. 75-85 yaş arası her beş kişiden birisi bu hastalığa yakalanmakta ve 85 yaşının üzerinde hastalığa yakalanma riski % 50 nin üzerinde olduğu bilinmektedir. 85 yaş üzerinde görülme sıklığı 60-70 yaşa göre iki misli fazladır. ABD yaklaşık dört milyon sahıs bu hastalıkla mücadele etmekte. Türk Nöroloji Derneğinin verdiği bilgilere göre de yurdumuzda ki hasta sayısı 300.000 kişi civarındadır. 

                                        Hastalığın oluşması
Hastalığın oluşma nedeni beynin bazı bölgelerde amiloid proteininden oluşan Senil Amioid Plaklar ve ana birleşeni fosfor ve tau proteini olan nörofibril yumakların birikmesidir. Yumakların oluşumu beyin hücreleri arasındaki iletişimi engeleyerek beynin ilgili bölgesini devre dışı bırakır.( Bu birikmenin neden olduğu veya nasıl önlenebileceği günümüz de bilinmiyor.) Alzheimer, beyin hücrelerinin birbiriyle iletişim kurma yeteneklerini etkileyen bu hasarların sonucu olarak ortaya çıkar. Zamanla bu hücrelerin etrafla ilişki kesilince beyin hücrelerinin ölmesi ve dolayısıyla yok olmasıyla hafıza, öğrenme, uyumsuz ruh hali, davranış, konuşma ve ilerleyen zamanlarda yürüme, yutma, idrar ve dışkı yapma yeteneklerini kaybeder.

                                        Erken başlayan Alzheimer
Erken başlayan Alzheimer 65 yaşından küçük kişilerde görülen demans şeklidir. Nadiren görülen bu durum tüm Alzheimer hastaları içerisinde %5 oranında görülmektedir. Erken başlayan hastalıkta ilk semptomlar 40 lı ve 50’li yaşlarda görülmeye başlar. Alzheimer hastalığı her yaş için zor bir hastalıktır. Fakat erken yaşta bu hastalığa yakalananlar daha fazla zorlukla karşılaşırlar. Genç yaşta bu hastalığa yakalananlar, konulan teşhisin doğru olduğuna inanmaz ve tanıyı sürekli sorgulayarak kolay kabul etmez. Ayrıca bu kişiler işlerini kaybetme durumuyla karşı karşıya kalabilirler. Bu da zaten mevcut olan stresi daha da artmasına neden olur. İş yerleri, şahsın içinde bulunduğu durumu anlayışla karşılamalı ve mağdur kişiyi daha hafif bir pozizyona aktararak onun çalışma hayatının devam etmesine yardımcı olmalıdır. Erken başlayan Alzheimer’a çiftler içinde kabul edilmesi zor bir durumdur. Teşhis konulduktan sonra eşin aktif bir partner olması bir yana, kimi zaman ağır bakım gerektiren bir kişiyle uzun yıllar geçirme olasılığı gündeme gelmektedir. Böyle bir durumda eşlerin asla dışlanmaması, birlikte hastalıkla baş etme ve çözüm yolları araştırılmalıdır. Cinsellik konusunda ise bu konuda uzman olan bir danışmandan yardım alınması iyi olur. Çocuklara da bu yeni hastalık ayrıntılı olarak anlatılmalı ve karşılaşılabilecek olasılıklar bildirilmelidir. Bu hastalığa erken yaşta yakalananlar yalnız olmadıklarını her zaman hatırlatmak faydalıdır.


Alzheimer erken belirtileri

                                                Alzheimer erken belirtileri

Alzheimer hastalığının, hafıza, düşünme ve akıl yürütme becerilerinde azalmaya neden olduğunu önceki bölümde bahsetmiştim. Bu yazımda ise konumuz, hastalığın erken belirtileri.
Hastalığın yaklaşmakta olduğunu gösteren on adet uyarı işareti veya semptomu vardır. Bunların neler olduğunu inceleyelim.

1. Günlük yaşam içerisinde hafıza sorunları : Hastalığın en yaygın bulgusudur. Erken aşamasında yakın zamanda öğrenilen bilgiler unutulur. Önemli tarihler, isimler, yaşanmış olayları unutmak veya tekrar tekrar aynı soruları sormak ilk bulgulardandır. Hepimiz çok iyi bildiğimiz bir ismi veya adresi zaman zaman unutabiliriz. Özellikle yorgun, üzüntülü veya sıkıntılı zamanlarımızda bu unutkanlık ve dalgınlık daha da artabilir. Bu geçiçi durumun Alzheimer hastalığı ile ilgisi olmadığını belirtmeliyim.

2. Planlama ve problem çözme konusundaki zorluklar: Aylık rutin ödemeler ve fatura takiplerinde düzensizlik. Konsantrasyon eksikliği, daha ileri yaşam için düzenli bir planlama yapamama.

3. Bilinen görevleri evde veya iş yerinde tamamlamada sorunlar: Günlük rutin uygulanan işlerde sıkıntıların başlaması. Sifonu çekmeyi unutma, alış veriş için gidilen marketten alınacakları unutma, bütçeyi yönetmede sıkıntılar, ocağı, elektriği veya dış kapıyı açık bırakma, kapıyı açtıktan sonra anahtarı üzerinden almama, kağıt veya tavla gibi oyunlarda kuralları hatırlamama veya oyun beceriksizliği.

4. Zaman veya mekanda karışıklık : Tarihler, evin adresi, mevsimler hatırlanmaz. Hangi günde olduklarını veya bir yere gidildiğinde oraya nasıl gidildiği, bulunduğu yerin neresi olduğunu bilinmez.

5. Görsel imgeleri, mekanı, ilişkileri incelemede zorluk : Görme problemleri, araç kullanmada beceriksizlik. Okuma zorlukları yanı sıra, okuduğunu anlamama. Mesafeleri belirlemede yapılan ciddi yanlışlıklar, Renk ve özellikle kontrastını belirleme de sorunlar.

6. Konuşma ve yazmada farklılıklar: Bir konuşma sırasında durup, konuşmaya nasıl devam edeceklerini bilememe ya da sürekli aynı şeyleri tekrar etme. Kelime hatırlamama, konuşurken konuyu bir anda başka bir konuya yönlendirme. Doğru soruyu veya sorulan soruya doğru cevabı bulmakta zorluklar. Yazma sorunları, yazı şeklinin değişmesi, yazı sırasında harf atlaması.

Alzheimer konusunda aktif olarak çalışan Meryl Comer Bizim Alzheimer Hikayemiz isimli kitabında ( Paloma Yayınevi, 2017) hematoloji ve onkoloji konusunda çok tanınmış öğretim görevlisi olan eşinin yakalandığı Alzheimer hastalığı ile mücadelesini ve ölümüne kadar kocasına evinde bakmayı seçmiş bir eşin gözünden anlatır. Kocasında belli belirsiz bulgular bulunmasına karşın, ilk önemli bulguyla bir tıp konferansındaki karşılaşır. Bu konuşmada konu K vitaminidir. Profesör K vitamininden bahsederken bir anda potasyumu anlatmaya başlar. Bilindiği gibi potasyumun kimyada simgesi K harfiyle gösterilir.

7. Kişisel eşyalarını doğru yere yerleştirme yeteneğinin kaybolmaya başlaması: Alışılmadık yerlere eşyalarını bırakma. Kendi özel eşyalarını ve parasını kaybetme veya koydukları yeri unutma, etrafındaki kişilerin kıymetli eşyalarını çalmakla suçlanması. Giyim konusunda da zevksizlik dikkat çekicidir. Kışın yazlık, yazın kışlık giysileri tercih edilebilir.

8. Doğru karar verememe : Karar vermede eskiye göre değişiklik vardır. Verdikleri kararlarda ısrarcı olsalarda bir müddet sonra bunu unutup tam tersi isteklerde bulunabilirler. Olmadık yerlere para harcar veya gerekli harcamaları yapmazlar. Bakım ve beden temizliği konusunda daha az dikkatlidirler.

9. İşten ve sosyal hayattan çekilme : Alzheimer’li bir kişi kendi özel hobilerinden, sosyal aktivitelerden, spor yapmaktan veya spor izlemekten uzaklaşır. Favori takımını hatırlamaz. Hobilerinin ne olduğunu bilmez. Bazen de kendisinde fark ettiği değişiklerden dolayı sosyal projelere katılmak istemez.

10. Ruh hali ve kişiliğindeki değişiklikler : Alzheimer’li insanların ruh halleri ve kişiliklerinde belirgin değişiklikler gözlenir. Şaşkın, şüpheli, depressif, korkulu veya endişeli olabilir. Kolay üzülüp, kolayca bu durumdan çıkan kişiler bu hastalığa daha yakın kabul edilir. Aşırı derece cesur veya korkak olabilirler. Bir aile bireyine aşırı bağlılık görülebilir.



Alzheimer’in aşamaları

                                             Alzheimer’in aşamaları

Alzheimer’i olan herkes bu hastalığı farklı yaşar, ancak insanlar hastalığın başlangıcından sonuna kadar süregelen bir takım aşamalardan geçer. Bazı araştırmacılar hastalığın aşamalarını basit olarak erken, orta ve son olarak belirlerler. New York Üniversitesinden Dr. Barry Reisberg araştırmaları sonucunda hastalığın ilerleyişinin yedi aşamayla başladığını ve sonlandığını belirledi. Hastalığın aşamalarını içeren bu model bir çok Alzheimer derneği tarafından benimsenmiş ve kullanılmıştır.

1.Aşama : Bu aşamada mevcut olan hastalık tespit edilemez. Hafıza problemleri ve diğer bunama işaretleri belli değildir. Yorgunluk, fazla çalışma ve ya zihnin çok yoğun olmasına bağlanıp geçiştirilir.

2. Aşama : Normal yaşa bağlı hafıza kaybından kolayca ayırt edilebilecek noktalara rağmen küçük hafıza problenmleri kişi tarafından fark edilmeye başlanır. Kişi hafıza testlerinde başarılı olmakta, doktorlar tarafından algılanılmamasına rağmen kişi kendi durumundan endişe duymaya başlamıştır.

3.Aşama : Bu aşamada aile üyeleri veya arkadaşları bilinçsel sorunları fark etmeye başlarlar. Hafıza testlerinde çok başarılı değildir. Deneyimli doktorlar bu aşamada hastalığın yaklaşmakta olduğunu algılarlar. Hastalar konuşma sırasında doğru sözcüğü bulmada sorunlar yaşamaya başlamıştır. Yeni tanıdıklarının isimlerini hatırlamakta zorluklar vardır. Kişisel eşyalarını koyduğu yeri unutmakta veya kaybetmektedir. İş performansı bozulmaya başlamıştır. Nadiren konuşma bozuklukları vardır. Eskiden kolaylıkla yaptığı komplike işlerde artık başarısızdır.

4.Aşama : Hastalığın kesin bulguları ortaya çıkmıştır. Rutin işlerde zorlanma görülür. Basit aritmetik problemleri dahi çözmekte zorlanırlar. Kısa süreli ve yakın tarihli hafıza zayıflığı vardır. Örneğin kahvaltı da ne yediğini veya yemekte masada neler olduğunu hatırlamaz. Yanıt vermeme, huysuzluk ve hırçınlık görülebilir.

5. Aşama : Beşinci aşamada insanlar günlük aktiviteleri için yardıma ihtiyaç duymaya başlar. Giyinmede zorluk çekmesine rağmen banyo ve tuvalet ihtiyacını kendisi karşılayabilir. Güncel olaylarla fazla ilgilenmez, ciddi derecede hafıza kaybı vardır. Problem çözme konusunda çok başarızdırlar.

6. Aşama : Şiddetli düşüş devresidir. Bu dönemde insanlar sürekli denetime ve sık sık profesyonel bakıma ihtiyaç duyarlar. En yakın arkadaş ve akrabalar dışındaki kişileri tanıyamazlar, tuvalet ve banyo tek başına yapamaz. İdrar ve dışkı tutmakta zorluklar başlamıştır. Olayları veya olaylardaki ayrıntıları hatırlayamaz. Giyinme ve yemek yeme de yardıma ihtiyaç duyarlar. Uyku düzeni bozuktur, zaman zaman çevresini tanıyamazlar, belirgin hafıza kaybı vardır.

7. Aşama : Çok ağır düşüş devresidir. Hastalığın en ağır formudur.Ölümden önceki son aşamadır. İnsanlar yardımsız hiçbir iş yapamazlar. Yürüme ve gülümseme yeteneği kaybolmuştur. Son aşamada yutma yeteneklerini kaybederler. Kendi durumlarını farkında değillerdir. Kendi çevresiyle iletişim kuramadığı gibi hiçbir olay hakkında görüş bildirmezler. Ölüm genellikle bu devrede olur.

                        Alzheimer Hastalığını arttıran risk faktörleri
Sağlıklı bir yaşam tarzı ile Alzheimer hastalığı ve diğer demansları kısmen önleme veya ertelemenin mümkün olabileceği hakkında ciddi çalışmalar bulunmaktadır. Alzheimer hastası olanlarda ise bu risk faktörlerine dikkat edilirse daha rahat bir yaşam mümkün görülmektedir. Bu hastalıktaki bazı riskler önlenemez. Mesela yaş, cinsiyet, genetik kalıtım gibi. Ama bazı risk faktörlerini yaşamımızdan uzaklaştırırsak bu hastalığın oluşmasını mümkün olduğu kadar geçiktirebiliriz. Bu risk faktörlerine sahip kişilerin mutlaka Alzheimer hastası olacakları kesin olmadığı gibi bu risk faktörlerine dikkat edenlerin bile hastalığa maruz kalabilecekleri ancak böyle olsa bile daha hafif bir formda hastalığı yaşayacakları bilinmelidir. Risk faktörlerinin başlıcaları yedi adet olup bunlara yedi anahtar ismi verilmiştir.

                                          Başlıca risk faktörleri

1. Hipertansiyon : Uzun süren araştırmalar sonucunda genç veya orta yaşlarda başlayan yüksek tansiyonun, daha sonraki yaşamda özellikle vasküler demans başta olmak üzere tüm demans hastalıklarını oluşturma riskini arttıran bir faktör olduğunu göstermektedir.

2. Fiziksel ve zihinsel aktivite azlığı : Düzenli fiziksel ve zihinsel egzersiz azlığı bunama ve Alzheimer hastalığında en önemli risk faktörü olarak kabul edilir. Orta yaşlı veya erişkinlerde kalp hızını arttıran fiziksel egzersizlerin ve sürekli zihin çalışması yapan kişilerin araştırılması sonucunda, fiziksel aktivitenin ve beyni aktif tutan çalışmaların hafızada düzelme ile birlikte demans oranını azalttığı bildirilmiştir. Alzheimer hastalığında %45 , diğer demans türlerinde ise %30 azalma sağladığı on bir ayrı çalışma ile doğrulanmıştır.

3. Diyabet : Kontrol altında tutulmayan diyabet hastalığının zaman içerisinde beyin damarlarında yapısal bozulmalara yol açarak hastalığın ortaya çıkmasını hızlandırmaktadır.

4. Sigara : Sigara içmenin demans riskini arttırdığına dair güçlü kanıtlar bulunuyor. Sigara dumanındaki toksinler, Alzheimer hastalığının oluşmasını kolaylaştıran oksidatif stresi ve sinir hücrelerinin yıpranmasını arttırdığı biliniyor. Sigarayı bırakmak demans riskini azaltabilir mi? Bilimsel bulgular sigarayı bırakmanın demans riskini azalttığı yönünde. Bu, sigarayı bırakmanın faydaları kardiyovasküler hastalık veya kanser riskinde bir azalmaya yol açtığı gibi Alzheimer oluşumunu veya ilerlemesini azalttığı yönünde.

5. Kolestrol ve Homosidein yüksekliği: Damar yapısını bozarak zaman içerisinde ateroskleroza yol açarlar. Bu durum damarların daralmasına ve dolayısıyla damardan geçen kan miktarının azalmasına neden olur. Beyin damarlarındaki bu daralma hastalığın ortaya çıkmasında risk faktörüdür.
6. Obezite : Obezite ve demans gittikçe prevalansı artan ciddi sağlık sorunlarıdır. Son yıllarda obezite ve demans arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar artmıştır. Beyin içerisinde sinir hüclerinin bir biriyle bağlantısını sağlayan yollar bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar vücut kitle indeksi attıkça yani şişmanlık arttıkça beynin belirli bölgeleri ile iletişim sağlayan bu ağlar azalmakta ve beyin tüm hücreleriyle iletişim kuramadığından Alzheimer türü hastalıkların artmasına neden olabilir.
7. Depresyon ve stres : Uzun süren depresyon ve stresli yaşamın tüm demans türlerini ve özellikle Alzheimer’in ortaya çıkışını hızlandırdığı düşünülmektedir.


Alzheimer hastalığında beyindeki değişiklikler

                              Alzheimer hastalığında beyindeki değişiklikler

Alzheimer hastalığının belirtileri beyindeki yapısal ve hücresel değişikliklerin bir sonucudur.
Hastalık geliştiğinde beyinde neler olduğunu açıklamaya, basit bir benzetme yardımcı olabilir. Tüm ışıkları açık büyük bir şehir hayal edin. Her evin, caddenin ve alışveriş merkezinin, insanların günlük faaliyetlerini gerçekleştirmelerini sağlayan kendi ışık şalterine ve ampulüne sahip olsun. Bir uçaktan, bu ışıkların bir arada şehrin tamamını parlattığını görebilirsiniz.

Şimdi, şehrin elektrik sistemindeki kablo veya devrelerde bir sorun oluştuğunu hayal edin. Her ev, sokak ve alışveriş merkezi giderek güç kaybediyor ve insanlar yaşamlarına normal şekilde devam edemiyor. Sonunda akşam yemeği pişirmek, şehir içinde gezinmek ve mağazalarda iş yapmak zorlaşıyor. Elektrik kesintisi devam ederse bu şehirde yaşam mümkün olmayacaktır.

Şimdi beyni düşünün. Beyindeki her hücrenin bir ampul ve tüm beynin şehir olduğunu hayal edin. Her bir nöron (sinir hücresi), beynin fonksiyonlarını yerine getirmeye yardımcı olur. Normal işlev sırasında, her bir nöron ve beynin tüm kısımları, bir akrabanın adını hatırlamak, bulaşıkları yıkamak ya da öfkesini kontrol etmek gibi görevleri yerine getirmek için birlikte çalışır.

Alzheimer hastalığı, şehirdeki ışıklar gibi, beyindeki her bir nöronu kademeli olarak kapatıyor. Bireysel nöronlar çalışmayı kestikçe, beyin de işlev görmez ve kişinin günlük yaşamla ilgili düşünme, hatırlama ve yaşantısını sürdürmede problemler yaşamaya başlıyor. Bununla birlikte, onarılabilecek bir elektrik devresinden farklı olarak, Alzheimer hastalığı ve demansın neden olduğu beyindeki hasar kalıcıdır ve onarılamaz.

Yapısal seviye değişiklikleri

Alzheimer hastalığı, önce beynin belirli bölgelerinde hasara neden olur. Limbik sistem ve hipokampus bölgesi öncelikli olarak saldırıya uğrar. İkincil hasarlar beyin korteksi ve beyin sapındadır. Her bir yapı sırayla işlevini kaybeder. Ortaya çıkan Alzheimer hastalığının belirtileri beyindeki ardışık hasarın sonucu olarak değerlendirilir.

1. Limbik sistem hasarları : Limbik sistem beynin sağ alt kısmında yer alan birbirine bağlı bir çok yapıdan oluşan bölgedir. Davranışsal motivasyon, uzun süreli bellek, koku alma ve bazı duygusal aktivitelerden beynin bu bölgesi sorumludur. Alzheimer hastalığında bu bölgenin hasar görmesi kişinin hafızasına zarar verir ve ruh halinin değişmesine neden olur.

2.Hipokampus hasarı : Hipokampus beynin ortasında yer alan ve hafıza ve yön bulmada sorumlu olan bölgedir. Bütün bilgiler bu bölgede toplanıp önem sırasına göre dağıtılır. Hipokampus’un zarar görmesi depolanmış bilgilerde bir sorun olmaz. Ancak yeni bilgilerin hafızaya alınmasında problem yaratır.

3.Serebral korteks hasarı : Serebral korteks gri madde olarak bilinir. Beynin ve beyinciğin üzerini örten 1.5 ile 5 milimetre arasında kalınlığı olan bir örtüdür. Hasar görmesi veya devre dışı kalması duygusal patlamaların kontrolünde sorunlara neden olur. Bu aşamadaki insanlar, yemek yemek, tıraş olmak, giyinmek, soyunmak ve saçlarını taramak gibi günlük yaşam aktiviteleri konusunda başarızdırlar ve yardıma ihtiyaç duyarlar.

4. Beyin sapı hasarı: Kalbin, akciğerlerin ve diğer çeşitli vücut süreçlerinin de dahil olduğu organ işlevlerinin bozulmasına neden olur.


Hücresel Seviye Değişimleri

Hücresel düzeyde, Alzheimer hastalığı, beyindeki tüm beyin fonksiyonlarını yerine getiren beyindeki hücre olan beyin nöronlarına saldırır. Beyin hücrelerinin aralarında sinaps adı verilen boşluklar vardır. Nörotransmiterler olarak adlandırılan beyin kimyasalları, nöronlar tarafından salınır ve sinapslara bırakılır. Nörotransmiterler, nöronlar arasındaki iletişim için önemlidir. Bu iletişim, hareketin üretilmesinden sorumludur ve öğrenmenin ve hatırlamanın kritik bir parçasıdır.

Alzheimer hastalığında hücresel hasar meydana geldiğinde, nöronlar iletişim kuramaz, öğrenme ve hafıza bozulur. Nöronlar sonunda ölürler. Tüm bu hasarlardan dolayı, beyin yavaş yavaş küçülür ve daha az işlevsel hale gelir ve demans semptomlarının çoğuna yol açar.


Alzheimer Hastalığı Ölümcül mü?

Alzheimer hastalığı olan bir birey genellikle hastalık nedeniyle ömrünü kısaltırken, doğrudan ölüm nedeni değildir. Hastalık oluşumun geç evresinde, beyine verilen hasar o kadar geniştir ki, hasta olan kişi artık hareket kabiliyetine sahip değildir, bu da bireyin yatağa bağlanmasına neden olur. Bu durumlar sepsis adı verilen yoğun enfeksiyonlara , kan pıhtılarına ve sonuçta ölümlerine neden olabilir. Geç evresinde ise birey aynı zamanda yutma yeteneğini etkileyen yutma zorluğuna sahiptir. Yiyecekleri yemek borusuna yutmak yerine, Alzheimer’li bireyler yiyecekleri soluk borusuna kaçırabilir. Bu durum Alzheimer hastalığı olan bireylerin ölüm nedenlerinden biri olan aspirasyon zatürresi adı verilen bir akciğer enfeksiyona neden olabilir.


Aile üyelerinin ve bakıcılarının bilmeleri gerekenler

             AİLE ÜYELERİNİN VE BAKICILARIN BİLMELERİ GEREKENLER

Alzheimer bilindiği gibi ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Günümüzde yaşam sürelerinin eskiye göre uzaması ile birlikte hastalığa maruz kalanların sayısısı artmaktadır. Mevcut ilaçlar hastalıkta ortaya çıkan semptomları bir şekilde hafifletse de hastalığın ilerlemesini durduran veya yavaşlamasını sağlayacak bir ilaç henüz bulunmuş değildir.
Alzheimer hastalığı teşhis konulduktan sonra bu hastalığı yaşayanların bakım ve ihtiyaçlarının değişeceği yakın çevresi ve ailesi tarafından bilinmelidir. Hastaların bundan sonraki yaşamlarını kolaylaştırmak için ailenin bir bakım planı oluşturması zorunludur. Bu plan içerisinde hasta olan kişilerin önceki yaşamlarını ve hoşlandıkları özel konular mutlaka dikkate alınmalıdır.
Bilindiği gibi bu hastalığa yakalanmış aile bireyinizin yirmi dört saat boyunca bakıma gereksinmesi vardır. Hastalığın erken evrelerinde aile bireyleri genellikle evde bakımı tercih ederler. Fakat hastalık ilerledikçe evde bakım zorlaşmakta ve profesyonel bakıma gereksinim duyulmaktadır.

Alzheimer bakım seçenekleri

1. Günlük bakım merkezleri : Yakınınız resim, seramik, müzik gibi sanatsal işlevlerden hoşlanıyorsa bu merkezler çok faydalıdır. Hasta kişi özel araç ve deneyimli personel tarafından evinden alınmakta uygun bir saatte evine getirilmektedir. Yurdumuzda yeni yeni açılmaya başlayan bu merkezler yurt dışında yaygın bir kullanım alanı bulmaktadır.

2. Yardımlı evde bakım : Giyinmek veya yemek hazırlamak gibi bireysel işlerini yapamayan fakat henüz tıbbi uzmanlığa ihtiyaç duymayan yalnız bireyler kendi evlerinde destekli bakımla yaşamlarını rahatlıkla sürdürebilirler. Bu bakım hizmeti saatlik olabildiği gibi yirmi dört saate kadar da uzayabilir. Bu bakım temizlik, yemek, çamaşır yıkanması ve ütülenmesiyle zaman zaman eğlence etkinlikleri de içermelidir.

3. Evde kişisel bakım : Evde bakmak zorunda olduğunuz Alzheimer hastalığına yakalanmış bir yakınınız varsa çok kısıtlı bir ortam yaratmadan yaşamı kolay ve güvenli hale getirmek için bazı değişiklikler gereklidir. Bunların başlıcaları
Yaralanmaya neden olabilecek kesici mutfak aletleri, tüm ilaçlar, böcek uzaklaştırıcılar, ev temizlik ürünleri kilitli dolaplarda saklanmalıdır.
Ev içerisinde darlık ve yoğunluk yaratan fazla eşyaların evden uzaklaştırılmasıyla hastaya rahat bir hareket imkanı sağlayın. Merdiven boşlukları, depo alanlarının kapılarını sürekli kapalı tutun.
Halı ve kilimler kaldırılmalı veya kayması önlenmelidir.
Banyo ve tuvaletlerde ihtiyaç sırasında tutunmayı sağlayacak özel donanımlar oluşturulmalıdır.
Kapı ve pencerelere kilit yerine açıldığında cep telefonunuza mesaj gönderen alarm sistemi takın.
Evde yangın tüpü ve duman dedektörü bulunmasında fayda vardır.
Oda, hol ve merdivenlerin iyi aydınlatıldığına emin olun. Gece hastanın odası ile tuvalet arasında sürekli aydınlık sağlayan bir lambayı açık bırakın.
Sohben suyunun her zaman otuz dereceden fazla olmamasını sağlayın.
Eletrikli aletleri ortadan kaldırın.
Oda ısısını düzenli olarak kontrol edin.

Huzurevi : Evde bakımın yetersiz olduğu durumlarda ve artık tıbbi bir bakımında gerektiği hallerde profesyonel bir bakım evi hastaya yardımcı olabilir. Günün her saati tıbbı bakım ve hasta denetimi sağlamalarının yanı sıra özel beslenme konusundada faydalı olurlar.

Aile üyelerinin ve bakıcıların dikkat etmesi gereken konular
Alzheimer hastası olan bir kişi basit bir işi yaparken bile zorlanabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız hastanın moralini bozabilecek bir söz söylemeyin.
Kişinin en uyanık ve dinç olduğu saatlerde banyo yapmasını sağlayın
Acele etmeyin. İşlerin eskisinden daha uzun sürmesi bilinmeli ve bir işi yaparken sık sık ara vermesi anlayışla karşılanmalıdır.
Hatanın mümkün olduğunca çok aktivite yapmasına izin verin
Tek adımlı iletişim sağlayın. Mesela ‘‘Mümkünse rica etsem tuzu bu tarafa uzatman mümkün mü ?’’ demekten de ‘‘Tuzu verirmisin?’’ demek yeterlidir. Kıyafet giyeceği zaman sadece iki tane seçenek sunun.
Dikkat dağıtıcı ortamlarda bulundurmayın. Mesela odası evin yola bakan tarafındaysa bundan rahatsız olabilir. Daha sakin bir oda da kalmasını sağlayın.
Banyo yapmak istemezsse zorlamayın. Unutmayınız ki tepkileri, davranışları eskisi gibi olmadığı gibi alıştığınız davranış tarzında da olmayabilir.

Sabır, esneklik, iyi kişisel bakım, her konuda anlayış gelecekte ki zorluklara ılımlı bir şekilde ulaşmasını sağlar.

Alzheimer ve demans

                                          Alzheimer ve demans                   Yazıılarımda Alzheimer hastalığını, buna neden olan ...