10 Aralık 2019 Salı

Alzheimer ve demans


                                          Alzheimer ve demans   
              
Yazıılarımda Alzheimer hastalığını, buna neden olan sebebleri, hastaların psikolojisini, bakımlarının nasıl yapılacağını, bu hastalıkta aileye düşen görevleri ve günümüzde bilinen tedavi imkanlarından bahsetmek istiyorum.
Alzheimer hafıza, düşünce ve davranış değişikliklerine neden olabilen zihinsel güçlerde sürekli çöküntü, sosyal hayattan kopma ve duygusal tepkimelerde uyumsuzlukla seyreden önemli bir hastalıktır. Belirtiler yavaş gelişir fakat sürekli yeni sorunlar eklenir. Hastalığın her aşaması hem hasta hem de ailesi için oldukça zordur. Alzheimer, en sık rastlanan demans (bunama) türüdür. Demansın en yaygın şekli olup, tüm demansların % 50 – 80’nini oluşturur. Fakat tüm demanslar Alzheimer değildir. O halde ilk olarak demansın tanımıyla başlayalım.

Demans ; Düşünce, zihinsel değerlendirme ve günlük bedensel işlevlerin zayıflaması veya yetersizliği durumudur. Bunun bir çok nedeni olabilir. Genellikle 50 yaşın üzerinde görülen demans, beklenen bir yaşlılık durumu değil çeşitli hastalıklar sonucunda oluşan bir bulgudur.



Alzheimer haricinde demansa sebeb olabilen başlıca hastalıklar: Fronto Temporal Demans : Beynin alın kısmına denk gelen ve kişilik kontrolu ile konuşma yeteğini sağlayan temporal bölgedeki sinirlerin zayıflaması sonucunda oluşur. Alzheimer’den sonra en sık görülen demans nedenidir. Dolayısıyla bu bölgeyi ilgilendiren sorunlarda kişi dengesiz hareketler yapmaya başlar. Toplum kurallarını önemsemez. Giyinmeden sokağa çıkabildiği gibi, konuşma yeteneğinin bulunduğu bölgenin etkilenmesi durumunda konuşması anlaşılamaz veya ses ayarları ortama uygun olmaz. Lewy cisimcikli demans : Beyinde mekik şeklinde tarif edilebilecek Lewy cisimlerin birikmesi sonucunda oluşan, dikkat eksikliği, hareketlerde yavaşlama ve konsantrasyon yeteneğinin yetersizliği ile karakterizedir. Damar hastalıklarına bağlı gelişen demans: Beyni besleyen damarların atereskleroz plaklarıyla kaplanması, ağır travma gibi nedenle damarların kalıcı olarak zarar görmesi, veya kalp yetersizliği nedeniyle beyine yeterince kan pompalanamaması nedeniyle oluşur. Parkinson hastalığı sırasında oluşan demans : Parkinson hastalığı, beynimizde hareketten sorumlu olan bölgelerdeki hücrelerin ölümleri sonucunda oluşur. Bellek depolarında sorun olmamasına rağmen bu depodaki bilgilerin kullanılmasında sorun vardır. Bu hastalıkta zihinsel yeteneklerde azalma ve hareket kısıtlamaları görülür. Çeşitli nedenlerle oluşan ve tedaviden sonra kaybolan geçici demans nedenleri: Yoğun depresyon Vitamin ve mineral eksiklikleri (Özellikle B12 ve E vitamini, folik asit ) Beyin bölgesinde yer alan tümörler ile bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlar. Bazı ilaçların yan etkileri Ciddi kanamalar Ağır anemiler

                  Alzheimer haricinde demansa sebeb olabilen başlıca hastalıklar

Fronto Temporal Demans : Beynin alın kısmına denk gelen ve kişilik kontrolu ile konuşma yeteğini sağlayan temporal bölgedeki sinirlerin zayıflaması sonucunda oluşur. Alzheimer’den sonra en sık görülen demans nedenidir. Dolayısıyla bu bölgeyi ilgilendiren sorunlarda kişi dengesiz hareketler yapmaya başlar. Toplum kurallarını önemsemez. Giyinmeden sokağa çıkabildiği gibi, konuşma yeteneğinin bulunduğu bölgenin etkilenmesi durumunda konuşması anlaşılamaz veya ses ayarları ortama uygun olmaz.

Lewy cisimcikli demans : Beyinde mekik şeklinde tarif edilebilecek Lewy cisimlerin birikmesi sonucunda oluşan, dikkat eksikliği, hareketlerde yavaşlama ve konsantrasyon yeteneğinin yetersizliği ile karakterizedir.

Damar hastalıklarına bağlı gelişen demans: Beyni besleyen damarların atereskleroz plaklarıyla kaplanması, ağır travma gibi nedenle damarların kalıcı olarak zarar görmesi, veya kalp yetersizliği nedeniyle beyine yeterince kan pompalanamaması nedeniyle oluşur.

Parkinson hastalığı sırasında oluşan demans : Parkinson hastalığı, beynimizde hareketten sorumlu olan bölgelerdeki hücrelerin ölümleri sonucunda oluşur. Bellek depolarında sorun olmamasına rağmen bu depodaki bilgilerin kullanılmasında sorun vardır. Bu hastalıkta zihinsel yeteneklerde azalma ve hareket kısıtlamaları görülür.

Çeşitli nedenlerle oluşan ve tedaviden sonra kaybolan geçici demans nedenleri: Yoğun depresyon
 Vitamin ve mineral eksiklikleri (Özellikle B12 ve E vitamini, folik asit )
 Beyin bölgesinde yer alan tümörler ile bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlar. 
 Bazı ilaçların yan etkileri 
 Ciddi kanamalar 
 Ağır anemiler 
 Şeker düşüklüğü 
 Koma ile seyreden organ yetersizlikleri


Alzheimer ve yaş

                                               Alzheimer ve yaş

Alzheimer, başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranış bozukluklarıyla seyreden ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık 1907 yılında Alman Psikiyatri uzamanı Alois Alzheimer (1864-1915) tarafından bu özellikleriyle tanımlanmıştır. Alois Alzheimer çok iyi gözlemlediği değişik davranış ve hafıza bozukluğu gösteren bir kadın hastasının ölümünden sonra katıldığı otopsisi sırasında hastanın beyninde amiloid plakları ve nörofibril yumaklarının biriktiğini ve beynin de hacmen küçülme olduğunu belirledi. Bu hasta da gözlemlediği davranış ve hafıza bozukluklarıyla birlikte otopsi bulgularını 1906 yılı kasım ayında bir tıp kongresinde sunarak hastalığı ayrıntılı olarak tanımlayıp, tıp literatürüne geçmesini sağladı.
Hastalık genel olarak 65 yaşından sonra başlamaktadır. Genç bireylerde görülme olasılığı oldukça düşüktür. Hastalık 40 ile 60 yaş arasında görülürse erken yaş Alzheimer hastalığı olarak bilinir. 60 ile 85 yaş arası ara grup, 85 yaş ve üzeri ise beklenen grup olarak değerlendirilir. 75-85 yaş arası her beş kişiden birisi bu hastalığa yakalanmakta ve 85 yaşının üzerinde hastalığa yakalanma riski % 50 nin üzerinde olduğu bilinmektedir. 85 yaş üzerinde görülme sıklığı 60-70 yaşa göre iki misli fazladır. ABD yaklaşık dört milyon sahıs bu hastalıkla mücadele etmekte. Türk Nöroloji Derneğinin verdiği bilgilere göre de yurdumuzda ki hasta sayısı 300.000 kişi civarındadır. 

                                        Hastalığın oluşması
Hastalığın oluşma nedeni beynin bazı bölgelerde amiloid proteininden oluşan Senil Amioid Plaklar ve ana birleşeni fosfor ve tau proteini olan nörofibril yumakların birikmesidir. Yumakların oluşumu beyin hücreleri arasındaki iletişimi engeleyerek beynin ilgili bölgesini devre dışı bırakır.( Bu birikmenin neden olduğu veya nasıl önlenebileceği günümüz de bilinmiyor.) Alzheimer, beyin hücrelerinin birbiriyle iletişim kurma yeteneklerini etkileyen bu hasarların sonucu olarak ortaya çıkar. Zamanla bu hücrelerin etrafla ilişki kesilince beyin hücrelerinin ölmesi ve dolayısıyla yok olmasıyla hafıza, öğrenme, uyumsuz ruh hali, davranış, konuşma ve ilerleyen zamanlarda yürüme, yutma, idrar ve dışkı yapma yeteneklerini kaybeder.

                                        Erken başlayan Alzheimer
Erken başlayan Alzheimer 65 yaşından küçük kişilerde görülen demans şeklidir. Nadiren görülen bu durum tüm Alzheimer hastaları içerisinde %5 oranında görülmektedir. Erken başlayan hastalıkta ilk semptomlar 40 lı ve 50’li yaşlarda görülmeye başlar. Alzheimer hastalığı her yaş için zor bir hastalıktır. Fakat erken yaşta bu hastalığa yakalananlar daha fazla zorlukla karşılaşırlar. Genç yaşta bu hastalığa yakalananlar, konulan teşhisin doğru olduğuna inanmaz ve tanıyı sürekli sorgulayarak kolay kabul etmez. Ayrıca bu kişiler işlerini kaybetme durumuyla karşı karşıya kalabilirler. Bu da zaten mevcut olan stresi daha da artmasına neden olur. İş yerleri, şahsın içinde bulunduğu durumu anlayışla karşılamalı ve mağdur kişiyi daha hafif bir pozizyona aktararak onun çalışma hayatının devam etmesine yardımcı olmalıdır. Erken başlayan Alzheimer’a çiftler içinde kabul edilmesi zor bir durumdur. Teşhis konulduktan sonra eşin aktif bir partner olması bir yana, kimi zaman ağır bakım gerektiren bir kişiyle uzun yıllar geçirme olasılığı gündeme gelmektedir. Böyle bir durumda eşlerin asla dışlanmaması, birlikte hastalıkla baş etme ve çözüm yolları araştırılmalıdır. Cinsellik konusunda ise bu konuda uzman olan bir danışmandan yardım alınması iyi olur. Çocuklara da bu yeni hastalık ayrıntılı olarak anlatılmalı ve karşılaşılabilecek olasılıklar bildirilmelidir. Bu hastalığa erken yaşta yakalananlar yalnız olmadıklarını her zaman hatırlatmak faydalıdır.


Alzheimer erken belirtileri

                                                Alzheimer erken belirtileri

Alzheimer hastalığının, hafıza, düşünme ve akıl yürütme becerilerinde azalmaya neden olduğunu önceki bölümde bahsetmiştim. Bu yazımda ise konumuz, hastalığın erken belirtileri.
Hastalığın yaklaşmakta olduğunu gösteren on adet uyarı işareti veya semptomu vardır. Bunların neler olduğunu inceleyelim.

1. Günlük yaşam içerisinde hafıza sorunları : Hastalığın en yaygın bulgusudur. Erken aşamasında yakın zamanda öğrenilen bilgiler unutulur. Önemli tarihler, isimler, yaşanmış olayları unutmak veya tekrar tekrar aynı soruları sormak ilk bulgulardandır. Hepimiz çok iyi bildiğimiz bir ismi veya adresi zaman zaman unutabiliriz. Özellikle yorgun, üzüntülü veya sıkıntılı zamanlarımızda bu unutkanlık ve dalgınlık daha da artabilir. Bu geçiçi durumun Alzheimer hastalığı ile ilgisi olmadığını belirtmeliyim.

2. Planlama ve problem çözme konusundaki zorluklar: Aylık rutin ödemeler ve fatura takiplerinde düzensizlik. Konsantrasyon eksikliği, daha ileri yaşam için düzenli bir planlama yapamama.

3. Bilinen görevleri evde veya iş yerinde tamamlamada sorunlar: Günlük rutin uygulanan işlerde sıkıntıların başlaması. Sifonu çekmeyi unutma, alış veriş için gidilen marketten alınacakları unutma, bütçeyi yönetmede sıkıntılar, ocağı, elektriği veya dış kapıyı açık bırakma, kapıyı açtıktan sonra anahtarı üzerinden almama, kağıt veya tavla gibi oyunlarda kuralları hatırlamama veya oyun beceriksizliği.

4. Zaman veya mekanda karışıklık : Tarihler, evin adresi, mevsimler hatırlanmaz. Hangi günde olduklarını veya bir yere gidildiğinde oraya nasıl gidildiği, bulunduğu yerin neresi olduğunu bilinmez.

5. Görsel imgeleri, mekanı, ilişkileri incelemede zorluk : Görme problemleri, araç kullanmada beceriksizlik. Okuma zorlukları yanı sıra, okuduğunu anlamama. Mesafeleri belirlemede yapılan ciddi yanlışlıklar, Renk ve özellikle kontrastını belirleme de sorunlar.

6. Konuşma ve yazmada farklılıklar: Bir konuşma sırasında durup, konuşmaya nasıl devam edeceklerini bilememe ya da sürekli aynı şeyleri tekrar etme. Kelime hatırlamama, konuşurken konuyu bir anda başka bir konuya yönlendirme. Doğru soruyu veya sorulan soruya doğru cevabı bulmakta zorluklar. Yazma sorunları, yazı şeklinin değişmesi, yazı sırasında harf atlaması.

Alzheimer konusunda aktif olarak çalışan Meryl Comer Bizim Alzheimer Hikayemiz isimli kitabında ( Paloma Yayınevi, 2017) hematoloji ve onkoloji konusunda çok tanınmış öğretim görevlisi olan eşinin yakalandığı Alzheimer hastalığı ile mücadelesini ve ölümüne kadar kocasına evinde bakmayı seçmiş bir eşin gözünden anlatır. Kocasında belli belirsiz bulgular bulunmasına karşın, ilk önemli bulguyla bir tıp konferansındaki karşılaşır. Bu konuşmada konu K vitaminidir. Profesör K vitamininden bahsederken bir anda potasyumu anlatmaya başlar. Bilindiği gibi potasyumun kimyada simgesi K harfiyle gösterilir.

7. Kişisel eşyalarını doğru yere yerleştirme yeteneğinin kaybolmaya başlaması: Alışılmadık yerlere eşyalarını bırakma. Kendi özel eşyalarını ve parasını kaybetme veya koydukları yeri unutma, etrafındaki kişilerin kıymetli eşyalarını çalmakla suçlanması. Giyim konusunda da zevksizlik dikkat çekicidir. Kışın yazlık, yazın kışlık giysileri tercih edilebilir.

8. Doğru karar verememe : Karar vermede eskiye göre değişiklik vardır. Verdikleri kararlarda ısrarcı olsalarda bir müddet sonra bunu unutup tam tersi isteklerde bulunabilirler. Olmadık yerlere para harcar veya gerekli harcamaları yapmazlar. Bakım ve beden temizliği konusunda daha az dikkatlidirler.

9. İşten ve sosyal hayattan çekilme : Alzheimer’li bir kişi kendi özel hobilerinden, sosyal aktivitelerden, spor yapmaktan veya spor izlemekten uzaklaşır. Favori takımını hatırlamaz. Hobilerinin ne olduğunu bilmez. Bazen de kendisinde fark ettiği değişiklerden dolayı sosyal projelere katılmak istemez.

10. Ruh hali ve kişiliğindeki değişiklikler : Alzheimer’li insanların ruh halleri ve kişiliklerinde belirgin değişiklikler gözlenir. Şaşkın, şüpheli, depressif, korkulu veya endişeli olabilir. Kolay üzülüp, kolayca bu durumdan çıkan kişiler bu hastalığa daha yakın kabul edilir. Aşırı derece cesur veya korkak olabilirler. Bir aile bireyine aşırı bağlılık görülebilir.



Alzheimer’in aşamaları

                                             Alzheimer’in aşamaları

Alzheimer’i olan herkes bu hastalığı farklı yaşar, ancak insanlar hastalığın başlangıcından sonuna kadar süregelen bir takım aşamalardan geçer. Bazı araştırmacılar hastalığın aşamalarını basit olarak erken, orta ve son olarak belirlerler. New York Üniversitesinden Dr. Barry Reisberg araştırmaları sonucunda hastalığın ilerleyişinin yedi aşamayla başladığını ve sonlandığını belirledi. Hastalığın aşamalarını içeren bu model bir çok Alzheimer derneği tarafından benimsenmiş ve kullanılmıştır.

1.Aşama : Bu aşamada mevcut olan hastalık tespit edilemez. Hafıza problemleri ve diğer bunama işaretleri belli değildir. Yorgunluk, fazla çalışma ve ya zihnin çok yoğun olmasına bağlanıp geçiştirilir.

2. Aşama : Normal yaşa bağlı hafıza kaybından kolayca ayırt edilebilecek noktalara rağmen küçük hafıza problenmleri kişi tarafından fark edilmeye başlanır. Kişi hafıza testlerinde başarılı olmakta, doktorlar tarafından algılanılmamasına rağmen kişi kendi durumundan endişe duymaya başlamıştır.

3.Aşama : Bu aşamada aile üyeleri veya arkadaşları bilinçsel sorunları fark etmeye başlarlar. Hafıza testlerinde çok başarılı değildir. Deneyimli doktorlar bu aşamada hastalığın yaklaşmakta olduğunu algılarlar. Hastalar konuşma sırasında doğru sözcüğü bulmada sorunlar yaşamaya başlamıştır. Yeni tanıdıklarının isimlerini hatırlamakta zorluklar vardır. Kişisel eşyalarını koyduğu yeri unutmakta veya kaybetmektedir. İş performansı bozulmaya başlamıştır. Nadiren konuşma bozuklukları vardır. Eskiden kolaylıkla yaptığı komplike işlerde artık başarısızdır.

4.Aşama : Hastalığın kesin bulguları ortaya çıkmıştır. Rutin işlerde zorlanma görülür. Basit aritmetik problemleri dahi çözmekte zorlanırlar. Kısa süreli ve yakın tarihli hafıza zayıflığı vardır. Örneğin kahvaltı da ne yediğini veya yemekte masada neler olduğunu hatırlamaz. Yanıt vermeme, huysuzluk ve hırçınlık görülebilir.

5. Aşama : Beşinci aşamada insanlar günlük aktiviteleri için yardıma ihtiyaç duymaya başlar. Giyinmede zorluk çekmesine rağmen banyo ve tuvalet ihtiyacını kendisi karşılayabilir. Güncel olaylarla fazla ilgilenmez, ciddi derecede hafıza kaybı vardır. Problem çözme konusunda çok başarızdırlar.

6. Aşama : Şiddetli düşüş devresidir. Bu dönemde insanlar sürekli denetime ve sık sık profesyonel bakıma ihtiyaç duyarlar. En yakın arkadaş ve akrabalar dışındaki kişileri tanıyamazlar, tuvalet ve banyo tek başına yapamaz. İdrar ve dışkı tutmakta zorluklar başlamıştır. Olayları veya olaylardaki ayrıntıları hatırlayamaz. Giyinme ve yemek yeme de yardıma ihtiyaç duyarlar. Uyku düzeni bozuktur, zaman zaman çevresini tanıyamazlar, belirgin hafıza kaybı vardır.

7. Aşama : Çok ağır düşüş devresidir. Hastalığın en ağır formudur.Ölümden önceki son aşamadır. İnsanlar yardımsız hiçbir iş yapamazlar. Yürüme ve gülümseme yeteneği kaybolmuştur. Son aşamada yutma yeteneklerini kaybederler. Kendi durumlarını farkında değillerdir. Kendi çevresiyle iletişim kuramadığı gibi hiçbir olay hakkında görüş bildirmezler. Ölüm genellikle bu devrede olur.

                        Alzheimer Hastalığını arttıran risk faktörleri
Sağlıklı bir yaşam tarzı ile Alzheimer hastalığı ve diğer demansları kısmen önleme veya ertelemenin mümkün olabileceği hakkında ciddi çalışmalar bulunmaktadır. Alzheimer hastası olanlarda ise bu risk faktörlerine dikkat edilirse daha rahat bir yaşam mümkün görülmektedir. Bu hastalıktaki bazı riskler önlenemez. Mesela yaş, cinsiyet, genetik kalıtım gibi. Ama bazı risk faktörlerini yaşamımızdan uzaklaştırırsak bu hastalığın oluşmasını mümkün olduğu kadar geçiktirebiliriz. Bu risk faktörlerine sahip kişilerin mutlaka Alzheimer hastası olacakları kesin olmadığı gibi bu risk faktörlerine dikkat edenlerin bile hastalığa maruz kalabilecekleri ancak böyle olsa bile daha hafif bir formda hastalığı yaşayacakları bilinmelidir. Risk faktörlerinin başlıcaları yedi adet olup bunlara yedi anahtar ismi verilmiştir.

                                          Başlıca risk faktörleri

1. Hipertansiyon : Uzun süren araştırmalar sonucunda genç veya orta yaşlarda başlayan yüksek tansiyonun, daha sonraki yaşamda özellikle vasküler demans başta olmak üzere tüm demans hastalıklarını oluşturma riskini arttıran bir faktör olduğunu göstermektedir.

2. Fiziksel ve zihinsel aktivite azlığı : Düzenli fiziksel ve zihinsel egzersiz azlığı bunama ve Alzheimer hastalığında en önemli risk faktörü olarak kabul edilir. Orta yaşlı veya erişkinlerde kalp hızını arttıran fiziksel egzersizlerin ve sürekli zihin çalışması yapan kişilerin araştırılması sonucunda, fiziksel aktivitenin ve beyni aktif tutan çalışmaların hafızada düzelme ile birlikte demans oranını azalttığı bildirilmiştir. Alzheimer hastalığında %45 , diğer demans türlerinde ise %30 azalma sağladığı on bir ayrı çalışma ile doğrulanmıştır.

3. Diyabet : Kontrol altında tutulmayan diyabet hastalığının zaman içerisinde beyin damarlarında yapısal bozulmalara yol açarak hastalığın ortaya çıkmasını hızlandırmaktadır.

4. Sigara : Sigara içmenin demans riskini arttırdığına dair güçlü kanıtlar bulunuyor. Sigara dumanındaki toksinler, Alzheimer hastalığının oluşmasını kolaylaştıran oksidatif stresi ve sinir hücrelerinin yıpranmasını arttırdığı biliniyor. Sigarayı bırakmak demans riskini azaltabilir mi? Bilimsel bulgular sigarayı bırakmanın demans riskini azalttığı yönünde. Bu, sigarayı bırakmanın faydaları kardiyovasküler hastalık veya kanser riskinde bir azalmaya yol açtığı gibi Alzheimer oluşumunu veya ilerlemesini azalttığı yönünde.

5. Kolestrol ve Homosidein yüksekliği: Damar yapısını bozarak zaman içerisinde ateroskleroza yol açarlar. Bu durum damarların daralmasına ve dolayısıyla damardan geçen kan miktarının azalmasına neden olur. Beyin damarlarındaki bu daralma hastalığın ortaya çıkmasında risk faktörüdür.
6. Obezite : Obezite ve demans gittikçe prevalansı artan ciddi sağlık sorunlarıdır. Son yıllarda obezite ve demans arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar artmıştır. Beyin içerisinde sinir hüclerinin bir biriyle bağlantısını sağlayan yollar bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar vücut kitle indeksi attıkça yani şişmanlık arttıkça beynin belirli bölgeleri ile iletişim sağlayan bu ağlar azalmakta ve beyin tüm hücreleriyle iletişim kuramadığından Alzheimer türü hastalıkların artmasına neden olabilir.
7. Depresyon ve stres : Uzun süren depresyon ve stresli yaşamın tüm demans türlerini ve özellikle Alzheimer’in ortaya çıkışını hızlandırdığı düşünülmektedir.


Alzheimer hastalığında beyindeki değişiklikler

                              Alzheimer hastalığında beyindeki değişiklikler

Alzheimer hastalığının belirtileri beyindeki yapısal ve hücresel değişikliklerin bir sonucudur.
Hastalık geliştiğinde beyinde neler olduğunu açıklamaya, basit bir benzetme yardımcı olabilir. Tüm ışıkları açık büyük bir şehir hayal edin. Her evin, caddenin ve alışveriş merkezinin, insanların günlük faaliyetlerini gerçekleştirmelerini sağlayan kendi ışık şalterine ve ampulüne sahip olsun. Bir uçaktan, bu ışıkların bir arada şehrin tamamını parlattığını görebilirsiniz.

Şimdi, şehrin elektrik sistemindeki kablo veya devrelerde bir sorun oluştuğunu hayal edin. Her ev, sokak ve alışveriş merkezi giderek güç kaybediyor ve insanlar yaşamlarına normal şekilde devam edemiyor. Sonunda akşam yemeği pişirmek, şehir içinde gezinmek ve mağazalarda iş yapmak zorlaşıyor. Elektrik kesintisi devam ederse bu şehirde yaşam mümkün olmayacaktır.

Şimdi beyni düşünün. Beyindeki her hücrenin bir ampul ve tüm beynin şehir olduğunu hayal edin. Her bir nöron (sinir hücresi), beynin fonksiyonlarını yerine getirmeye yardımcı olur. Normal işlev sırasında, her bir nöron ve beynin tüm kısımları, bir akrabanın adını hatırlamak, bulaşıkları yıkamak ya da öfkesini kontrol etmek gibi görevleri yerine getirmek için birlikte çalışır.

Alzheimer hastalığı, şehirdeki ışıklar gibi, beyindeki her bir nöronu kademeli olarak kapatıyor. Bireysel nöronlar çalışmayı kestikçe, beyin de işlev görmez ve kişinin günlük yaşamla ilgili düşünme, hatırlama ve yaşantısını sürdürmede problemler yaşamaya başlıyor. Bununla birlikte, onarılabilecek bir elektrik devresinden farklı olarak, Alzheimer hastalığı ve demansın neden olduğu beyindeki hasar kalıcıdır ve onarılamaz.

Yapısal seviye değişiklikleri

Alzheimer hastalığı, önce beynin belirli bölgelerinde hasara neden olur. Limbik sistem ve hipokampus bölgesi öncelikli olarak saldırıya uğrar. İkincil hasarlar beyin korteksi ve beyin sapındadır. Her bir yapı sırayla işlevini kaybeder. Ortaya çıkan Alzheimer hastalığının belirtileri beyindeki ardışık hasarın sonucu olarak değerlendirilir.

1. Limbik sistem hasarları : Limbik sistem beynin sağ alt kısmında yer alan birbirine bağlı bir çok yapıdan oluşan bölgedir. Davranışsal motivasyon, uzun süreli bellek, koku alma ve bazı duygusal aktivitelerden beynin bu bölgesi sorumludur. Alzheimer hastalığında bu bölgenin hasar görmesi kişinin hafızasına zarar verir ve ruh halinin değişmesine neden olur.

2.Hipokampus hasarı : Hipokampus beynin ortasında yer alan ve hafıza ve yön bulmada sorumlu olan bölgedir. Bütün bilgiler bu bölgede toplanıp önem sırasına göre dağıtılır. Hipokampus’un zarar görmesi depolanmış bilgilerde bir sorun olmaz. Ancak yeni bilgilerin hafızaya alınmasında problem yaratır.

3.Serebral korteks hasarı : Serebral korteks gri madde olarak bilinir. Beynin ve beyinciğin üzerini örten 1.5 ile 5 milimetre arasında kalınlığı olan bir örtüdür. Hasar görmesi veya devre dışı kalması duygusal patlamaların kontrolünde sorunlara neden olur. Bu aşamadaki insanlar, yemek yemek, tıraş olmak, giyinmek, soyunmak ve saçlarını taramak gibi günlük yaşam aktiviteleri konusunda başarızdırlar ve yardıma ihtiyaç duyarlar.

4. Beyin sapı hasarı: Kalbin, akciğerlerin ve diğer çeşitli vücut süreçlerinin de dahil olduğu organ işlevlerinin bozulmasına neden olur.


Hücresel Seviye Değişimleri

Hücresel düzeyde, Alzheimer hastalığı, beyindeki tüm beyin fonksiyonlarını yerine getiren beyindeki hücre olan beyin nöronlarına saldırır. Beyin hücrelerinin aralarında sinaps adı verilen boşluklar vardır. Nörotransmiterler olarak adlandırılan beyin kimyasalları, nöronlar tarafından salınır ve sinapslara bırakılır. Nörotransmiterler, nöronlar arasındaki iletişim için önemlidir. Bu iletişim, hareketin üretilmesinden sorumludur ve öğrenmenin ve hatırlamanın kritik bir parçasıdır.

Alzheimer hastalığında hücresel hasar meydana geldiğinde, nöronlar iletişim kuramaz, öğrenme ve hafıza bozulur. Nöronlar sonunda ölürler. Tüm bu hasarlardan dolayı, beyin yavaş yavaş küçülür ve daha az işlevsel hale gelir ve demans semptomlarının çoğuna yol açar.


Alzheimer Hastalığı Ölümcül mü?

Alzheimer hastalığı olan bir birey genellikle hastalık nedeniyle ömrünü kısaltırken, doğrudan ölüm nedeni değildir. Hastalık oluşumun geç evresinde, beyine verilen hasar o kadar geniştir ki, hasta olan kişi artık hareket kabiliyetine sahip değildir, bu da bireyin yatağa bağlanmasına neden olur. Bu durumlar sepsis adı verilen yoğun enfeksiyonlara , kan pıhtılarına ve sonuçta ölümlerine neden olabilir. Geç evresinde ise birey aynı zamanda yutma yeteneğini etkileyen yutma zorluğuna sahiptir. Yiyecekleri yemek borusuna yutmak yerine, Alzheimer’li bireyler yiyecekleri soluk borusuna kaçırabilir. Bu durum Alzheimer hastalığı olan bireylerin ölüm nedenlerinden biri olan aspirasyon zatürresi adı verilen bir akciğer enfeksiyona neden olabilir.


Aile üyelerinin ve bakıcılarının bilmeleri gerekenler

             AİLE ÜYELERİNİN VE BAKICILARIN BİLMELERİ GEREKENLER

Alzheimer bilindiği gibi ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Günümüzde yaşam sürelerinin eskiye göre uzaması ile birlikte hastalığa maruz kalanların sayısısı artmaktadır. Mevcut ilaçlar hastalıkta ortaya çıkan semptomları bir şekilde hafifletse de hastalığın ilerlemesini durduran veya yavaşlamasını sağlayacak bir ilaç henüz bulunmuş değildir.
Alzheimer hastalığı teşhis konulduktan sonra bu hastalığı yaşayanların bakım ve ihtiyaçlarının değişeceği yakın çevresi ve ailesi tarafından bilinmelidir. Hastaların bundan sonraki yaşamlarını kolaylaştırmak için ailenin bir bakım planı oluşturması zorunludur. Bu plan içerisinde hasta olan kişilerin önceki yaşamlarını ve hoşlandıkları özel konular mutlaka dikkate alınmalıdır.
Bilindiği gibi bu hastalığa yakalanmış aile bireyinizin yirmi dört saat boyunca bakıma gereksinmesi vardır. Hastalığın erken evrelerinde aile bireyleri genellikle evde bakımı tercih ederler. Fakat hastalık ilerledikçe evde bakım zorlaşmakta ve profesyonel bakıma gereksinim duyulmaktadır.

Alzheimer bakım seçenekleri

1. Günlük bakım merkezleri : Yakınınız resim, seramik, müzik gibi sanatsal işlevlerden hoşlanıyorsa bu merkezler çok faydalıdır. Hasta kişi özel araç ve deneyimli personel tarafından evinden alınmakta uygun bir saatte evine getirilmektedir. Yurdumuzda yeni yeni açılmaya başlayan bu merkezler yurt dışında yaygın bir kullanım alanı bulmaktadır.

2. Yardımlı evde bakım : Giyinmek veya yemek hazırlamak gibi bireysel işlerini yapamayan fakat henüz tıbbi uzmanlığa ihtiyaç duymayan yalnız bireyler kendi evlerinde destekli bakımla yaşamlarını rahatlıkla sürdürebilirler. Bu bakım hizmeti saatlik olabildiği gibi yirmi dört saate kadar da uzayabilir. Bu bakım temizlik, yemek, çamaşır yıkanması ve ütülenmesiyle zaman zaman eğlence etkinlikleri de içermelidir.

3. Evde kişisel bakım : Evde bakmak zorunda olduğunuz Alzheimer hastalığına yakalanmış bir yakınınız varsa çok kısıtlı bir ortam yaratmadan yaşamı kolay ve güvenli hale getirmek için bazı değişiklikler gereklidir. Bunların başlıcaları
Yaralanmaya neden olabilecek kesici mutfak aletleri, tüm ilaçlar, böcek uzaklaştırıcılar, ev temizlik ürünleri kilitli dolaplarda saklanmalıdır.
Ev içerisinde darlık ve yoğunluk yaratan fazla eşyaların evden uzaklaştırılmasıyla hastaya rahat bir hareket imkanı sağlayın. Merdiven boşlukları, depo alanlarının kapılarını sürekli kapalı tutun.
Halı ve kilimler kaldırılmalı veya kayması önlenmelidir.
Banyo ve tuvaletlerde ihtiyaç sırasında tutunmayı sağlayacak özel donanımlar oluşturulmalıdır.
Kapı ve pencerelere kilit yerine açıldığında cep telefonunuza mesaj gönderen alarm sistemi takın.
Evde yangın tüpü ve duman dedektörü bulunmasında fayda vardır.
Oda, hol ve merdivenlerin iyi aydınlatıldığına emin olun. Gece hastanın odası ile tuvalet arasında sürekli aydınlık sağlayan bir lambayı açık bırakın.
Sohben suyunun her zaman otuz dereceden fazla olmamasını sağlayın.
Eletrikli aletleri ortadan kaldırın.
Oda ısısını düzenli olarak kontrol edin.

Huzurevi : Evde bakımın yetersiz olduğu durumlarda ve artık tıbbi bir bakımında gerektiği hallerde profesyonel bir bakım evi hastaya yardımcı olabilir. Günün her saati tıbbı bakım ve hasta denetimi sağlamalarının yanı sıra özel beslenme konusundada faydalı olurlar.

Aile üyelerinin ve bakıcıların dikkat etmesi gereken konular
Alzheimer hastası olan bir kişi basit bir işi yaparken bile zorlanabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız hastanın moralini bozabilecek bir söz söylemeyin.
Kişinin en uyanık ve dinç olduğu saatlerde banyo yapmasını sağlayın
Acele etmeyin. İşlerin eskisinden daha uzun sürmesi bilinmeli ve bir işi yaparken sık sık ara vermesi anlayışla karşılanmalıdır.
Hatanın mümkün olduğunca çok aktivite yapmasına izin verin
Tek adımlı iletişim sağlayın. Mesela ‘‘Mümkünse rica etsem tuzu bu tarafa uzatman mümkün mü ?’’ demekten de ‘‘Tuzu verirmisin?’’ demek yeterlidir. Kıyafet giyeceği zaman sadece iki tane seçenek sunun.
Dikkat dağıtıcı ortamlarda bulundurmayın. Mesela odası evin yola bakan tarafındaysa bundan rahatsız olabilir. Daha sakin bir oda da kalmasını sağlayın.
Banyo yapmak istemezsse zorlamayın. Unutmayınız ki tepkileri, davranışları eskisi gibi olmadığı gibi alıştığınız davranış tarzında da olmayabilir.

Sabır, esneklik, iyi kişisel bakım, her konuda anlayış gelecekte ki zorluklara ılımlı bir şekilde ulaşmasını sağlar.

Alzheimer Hastalığında dikkat edilmesi gerekli bir durum : Deliryum

              Alzheimer Hastalığında dikkat edilmesi gerekli bir durum : Deliryum

Alzheimer’ın kötüleşmesini nasıl önleyebilirim? diye düşündüğünüz zaman şu gerçeklerle karşılaşıyorsunuz. Alzheimer hastalığının altında yatan neden ne olursa olsun hasta yavaş yavaş kötüleşir. Beyin hücrelerinin zaman içerisinde kaybolmaya başlamasıyla beyin küçülmesi Alzheimer’ın ölümcül bir hastalık olduğunu gösteren bulgulardır.
Öte yandan, bazı girişimlerin beyin düşüşünün ilerlemesini yavaşlatma eğiliminde olduğu halde, bazıları hızlandırır. Başka bir deyişle, yaptığımız eylemler, kişinin demans yolculuğunu etkiler.
Genel olarak insanlar genellikle düşüşü yavaşlatabilecekler hakkında bilgileri vardır. Fakat Alzheimer hastalığını nelerin hızlandıracağı hakkında daha az bilgilidirler. Halbuki çoğu zaman demansın daha da kötüye gitmesine neden olabilecekleri önlemek veya en aza indirmek için harekete geçmek mümkün olabilir.
Bu yüzden Alzhermirli hastaların sık rastladıkları bir durum olan deliryum’dan bahsetmek istedim.

Delirium, Nedir? Neden önemli?
Delirium, bir hastalığın beden ya da zihin üzerinde yarattığı stresten kaynaklanan, kötü seyreden bir karışıklık halidir. Bilinç bulanıklılığı ile karakterize olan deliryum, çoğu kez kişinin agressif davranışları ve sık sık öfke krizleriyle kendisini gösteren nöropsikiyatrik bir durumdur. Özellikle hastaneye ameliyat için yatan Alzheimer hastalarında veya yoğun bakımda uzun süre kalan aynı tür hastalarda sık rastlanır. Beyindeki bazı metabolik değişikliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Her ne kadar normal kişilerde deliryumun kargaşası zamanla iyileşme eğilimindeyse, bunu yaşayan Alzheimer hastaları önceki düşünme ve yetenek seviyelerine bir daha ulaşamazlar. Bunun yerine, yeni, daha düşük bir zihinsel kavram içerisinde kalırlar. Yapılan çalışmalarda ise deliryum yaşayan Alzheimer hastalarının hastaneye yatmazdan önceki zihinsel aktivitelerinin hastaneye yatıp deliryum yaşadıktan sonra iki kat azaldığını göstermiştir.
Alzheimer ve diğer demans hastalarında hastane deliryumu çok yaygındır. Bir çalışma, deliryumun hastanede yatan demans hastalarının % 32'sini etkilediğini göstermiştir.
Başka bir deyişle, deliryum yaşamak yaygındır ve Alzheimer’ın veya başka bir demansın düşüşünü hızlandırabilir.
Deliryumlardan kaçınmak mümkün olmasa da (insanlar sonuçta hastalanırlar veya bazen ameliyat olmak zorunda kalırlar), yaşlı bir hastanın hastaneye yatırılırken deliryum yaşama şansını azaltmak için kanıtlanmış adımlar atmak mümkündür.
Hasta bir kişinin hastanede kaldığı süre boyunca deliryumunun nasıl önlenebileceği hakkında hastalar , bakıcılar ve hastane personeli bilinçlendirilmelidir.
Alzheimerli hastlarda deliriumu önlemek için neler yapabilir?

Deliryum nedeniyle zihinsel düşüşü önlemek için hastanın, ailenin ve bakıcıların yapabilecekleri
1. Hasta : Bu duruma hazırlıklı olmalıdır. Delirium hakkında kendisini eğitmeli veya bu bilgilendirme başka bir kişi tarafından sağlanmalıdır. Örneğin bu duruma nelerin yol açtığı, hangi sonuçla varacağı ve nasıl önleneceği hakkında daha fazla bilgi edinmesi gereklidir.
Mümkün olduğunca zihinsel ve fiziksel olarak aktif kalmak gerektiği anlatılmalıdır.
Bilmece çözmesi (su doku özellikle tavsiye edilir.), daha iyisi kendisinin bilmeceler hazırlaması bu süreçte çok faydalıdır.
Yapabiliyorsa, sürekli yatakta kalmayıp kısa yürüyüşler yapmaya çalışmalıdır.
Gözlük ve kulaklığı daima yanında bulunmalıdır.
Acı çekmesi, tıbbi bir sorunu olması durumunda hatta kabızlık problemi varsa yardım istemesi gerektiğinin bilincinde olması gereklidir.

2. Hasta yakınlarının sorumlulukları : Ameliyat ve hastaneye yatış konusunda acele karar vermeyin. Seçmeli veya tamamen zorunlu olmayan bir ameliyat düşünüyorsanız, Alzheimer’ın veya başka bir demansın düşüşünü hızlandırma riskleri konusunda çok dikkatli olun. Bir ailenin, demansı olan yaşlı bir kadın için kalp kapak onarımını kabul ettiğine pişmanlık duyabilirsiniz.
Hastanın gözlük ve işitme cihazını getirdikten sonra camların temiz olup olmadığını ve işitme cihazlarının doğru çalıştığını kontrol edin.
Fiziksel olarak aktif kalmasına yardımcı olun. Akrabanızı, arkadaşınızı sizinle birlikte yürümeye teşvik edin. Bunu güvenli bir şekilde yapamıyorsa yatağının etrafında kısa süreli, sık sık yürüyüş yaptırmanız bile yeterli olabilir. Yattığı yerde ne tür egzersizlerin hastaya faydalı olabileceğini öğrenip bunları yaptırmaya çalışın.
Zihinsel olarak aktif kalması çok önemlidir. Tanıdık kişilerin hastayı ziyaret etmesini sağlayın. Güncel olaylar ve çevre hakkında konuşun. Birlikte katılabileceğiniz eğlenceli aktivitelerden bahsedin. Aile fotoğrafları getirin.
Hoş vakit geçirmesini sağlayacak eşyalar, dergiler, kitaplar, el sanatları gibi yanında bulundurun.
Yeterince ve sevdiği yemekleri yemesini sağlayın.
Takma dişleri varsa sürekli takmasını teşvik edin.
Keyif aldıklarını bildiğiniz çerez ve meyveleri yatağının baş ucunda bulundurun.

3. Hastane personeli ve bakıcılar : Bu tür hastalarla ilgilenen hastane personeli deliryumu tespit etmeyi öğrenmiş olmalıdır. Eğer bir hasta yakını iseniz ve bunama sorunu olan sevdikleriniz hastaneye yatırılması gerekiyorsa, hastane personelinin deliryumu izlemesine yardım etmeye çalışın. Araştırmalar hastane çalışanlarının yaşlı yetişkinlerde ki deliryumu fark etmediğini göstermiştir. Aileler, sevdiklerinin deliryumları izleyerek ve personelinin ilgisiz kalması durumunda onları uyararak daha iyi bakım almalarına yardımcı olabilir.
Delirium riski olan Alzheimer hastalar farklı koğuşa veya özel bir odaya taşınmamalıdır.
Aynı hastalığa sahip kişiler ayrı odalar tahsis edilmelidir.
Konuyu bilen uzmanlar ekibi tarafından bakılmalıdır.

Sık sık biyokimyasal parametreleri kontrol edilmelidir.

Alzheimer hastalarında saldırganlık ve davranış bozuklukları

              Alzheimer hastalarında saldırganlık ve davranış bozuklukları

Alzheimer hastalığı olan kişiler , hastalıkları kötüleştikçe psikolojilerinde zaman zaman oluşan değişiklikler nedeni ile bakıcılarına ve aile bireylerine karşı daha saldırgan bir tutum içerisinde olabilirler.

Bilişsel işlev kaybı nedeniyle hastalar çoğu kez fiziksel rahatsızlıklarının nedenini ifade edemezler. Sıkıntılarını tam olarak tanımlayamadıkları bu süreci saldırgan davranışlarıyla ifade ederler.

Hasta bakımı ile sorumlu kişiler, bu durumda oluşan sıkıntının nedenini bulmaya çalışmalıdırlar. Bunu belirleyebilirlerse bu olumsuz davranışların durmasını sağlayabilirler.

Ajitasyon ve saldırganlığın mutlaka bir nedeni olduğu her zaman akılda bulunmalıdır.

Hastada görülen agressif davranışlar sözlü veya fiziksel olabilir.

Aniden başlayabilir.

Hastanın saldırgan tutumu, basit olarak görülen bir sebeb ile başlayabileceği gibi oldukça ciddi bir nedene de bağlı olabilir.

Saldırganlığın üstesinden gelmek oldukça zordur. Bilinçli bir yaklaşım gereklidir.

Alzheimer hastası olan kişinin bilerek hareket etmediğinin bilincinde olmak ve hastayı anlamak çok önemlidir.

Saldırganlık, fiziksel rahatsızlık, çevresel faktörler veya zayıf iletişim gibi bir çok faktörden kaynaklanabilir.

Alzheimer hastalığı yaşayan kişilerde huzursuzluk yaratabilecek nedenler:

Ağrı
Depresyon
Stres
Az dinlenmek veya az uyumak
Yorgunluk
Kabızlık
İdrar tutamama, idrar yolu enfeksiyonu
Kirli iç çamaşır veya hasta bezi
Sürekli gürültü
Odada çok fazla insan olması veya karışıklık
Kendini yalnız hissetmek veya insanlarla yeterince temas halinde olmamak
İlaçların etkileşimleri
Yetersiz beslenme, yemek saatlerindeki düzensizlik.

Hastalara nasıl yardımcı olunabilir?
Hastaya yardımcı olabilmek için önce hasta kişinin yaşadığı durum göz önüne alınarak huzursuzluk yaratan nedenleri belirlemek gerekir. Davranışı tetiklemiş olabilecek tepkiden hemen önce neler yaşandığını düşünün. Huzursuzluğun nedeni mutlaka bir ayrıntıda gizlidir. Bunu fark edebilirseniz çözüm yollarını bulmanız kolaylaşır.

Davranışın nedenin de ağrı varsa bunu ortadan kaldırmaya çalışın. Ağrı Alzheimer'li bir hasta için agressif davranışları tetikleyen en önemli nedendir.

Hastanın duygularının göz önüne alınması gereklidir. Kişinin konuşmalarına özellikle dikkat edin, kelimelerin veya eylemlerinin arkasındaki duyguları arayın.

Hasta ile daima yumuşak bir ses tonuyla yavaş tonda konuşun.

Kişinin çevresini inceleyin, benzer durumlardan kaçınmak için etrafı düzenleyin.

Kişinin düzenli banyo yapmasını sağlayın. Yatak ve elbiselerinin sık sık değiştirin.

Sorunları görmemezden gelmeyin. Hiç bir şey yapmamak işleri daha da kötüleştirir.

Kişiyi sakinleştirmek için müzik, masaj veya egzersizi deneyin.

Hasta güvenli bir ortamda ise bakıcının da kendine zaman ayırması ve ortamdan kısa bir süre için bile olsa uzaklaşması faydalıdır.

Kendi endişelerinizin, Alzheimer'deki kişiyi etkilebileceğini düşünüyorsanız bunları hasta ile paylaşmayın.

Kişi çok saldırgan ise bakıcı ve etrafındaki kişilerin korunması gerekir.

Deneyimlerinizi başkalarıyla paylaşın

Belirtiler aniden ortaya çıkmışsa hastanızı kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçirin.
Doktorunuzla hastadaki saldırganlığı azaltabilmek için tıbbi tedavinin gerekli olup olmadığını sorun.
Ajitasyonun çok artması halinde, davranış durana kadar kişiden güvenli bir mesafede kalın. Ayrıca kişinin kendisine zarar vermesinden korumaya çalışın.
Sorun ile baş edemiyorsanız acil sağlık birimlerinden yardım isteyin.


Alzheimer'li hastaların beslenmesi

                        Alzheimer hastalarının beslenmesi

Sağlığımızı koruyabilmek için tüm insanların besleyici ve dengeli beslenmeleri çok önemlidir. Alzheimer hastalığı ile yaşayanların, diyabet, yüksek tansiyon veya yüksek kolesterol gibi bir sorunları yoksa özel bir diyete ihtiyaç duymazlar.
Yaş ilerledikçe, normal yaşlanma süreci kişilerin yeme alışkanlıklarınıda değiştirir. Örneğin bir kişinin tat ve koku alma duyusu yaşı ilerledikçe değişir. Ayrıca rahat yemek yemeyi daha zorlaştıran diş, diş eti rahatsızlıkları veya takma dişler de sorundur. Rahat görmeyi engelleyen göz hastalıkları da yaşlılarda yaygındır. Alzheimer hastalarında bunlara ilaveten bilişsel işlev azalması yaşandığından bu kişilerin beslenmesi bakıcıları için ciddi bir problemdir. Yetersiz beslenme hastayı ajit ve huzursuz yapabileceği gibi kilo kaybına da neden olur.

Alzheimer hastasında beslenme problemleri nedenleri
Yemek yemeyi unutabilir. Yemek pişirmenin adımlarını hatırlamaz. Çok fazla yemek seçeneği sunulması zihninin karışmasıne neden olarak iştahsızlığa neden olabilir. Kullandığı ilaçların yan etkisi olarak iştahsızlıkla karşılaşabilir. Bunu fark ederseniz doktoruna baş vurup bu konuda yardım isteyiniz. Fiziksel aktivitenin azlığı iştahı azaltır. Mutfak eşyalarının nasıl kullanılacağını hatırlamaz. Yemek yeme isteğini dile getirmede zorluklar. Hastalarda koku ve tat alma duyusunun azalması. Aç veya susuz olduklarını fark etmezler. Çiğneme ve yutma zorluğu çekerler. Yiyecekleri tanımaz. Diş protezindeki problemler nedeniyle yemek yemek acı verebilir. Fakat kişi bunu size söylemez veya söyleyemez. Bakıcıların buna dikkat etmeleri çok önemlidir.

Beslenme ile ilgili sorunlar
Kabızlık sorunu : Alzheimerli hastaların kullandığı bazı ilaçlar kabızlığa neden olabilir. Aynı durum yeterince sıvı alınmaması veya az beslenme sonucunda da ortaya çıkabilir. Kabızlık hasta için ciddi bir sorundur. Bunu önlemek için diyetine, bol miktada meyve, sebze, kepekli tahıllar ilave edilmelidir.

Su gereksinmesi : Alzheimerli kişi yeterince su içmeyebilir. Çünkü vücudunun susuzluğa dair sinyalleri eskisi kadar güçlü değildir. Gün boyunca küçük bir bardaktan sık sık su içmesini sağlayın. Meyve suyu, çorba, milkshake gibi yüksek su içeriğine sahip içecekleri hazırlayarak sıvı alınımını teşvik edin.

Ağız kuruması için önlemler : Hastanın az sıvı tüketmesi veya kullandığı bazı ilaçlar ağız kuruluğa sebeb olabilir. Ağzın nemlenmesi ve yutmasına yardımcı olmak için her yemeğin arasında bir sıvı içmesini hatırlatın. Yiyeceklerini mümkün olduğu kadar yumuşak hazırlayın. Ağzına daha fazla tükürük kazandırmak için ekşi şeker veya meyve buzu verin.

İştahsızlık için : Hoş aromalara sahip yiyecekler sunun. Porsiyonlarınızın küçük olmasında fayda vardır. Yemek aralarında hoşlanacağı atıştırmalıklar sunun. Yiyeceklere lezzet katmak için baharat, soslar, et suları kullanabilirsiniz. Yemekleri ılık olarak servis edin.

Çiğneme ve yutma zorluğu için : Kişi yutmakta zorluk çekiyorsa kişiyi düz oturtun. Başının hafifçe öne doğru eğilmesini sağlayın. Havuç gibi sert gıdaları hastaya vermeyin. Elma püresi, çorba, yulaf ezmesi, sahanda yumurta, süzme peynir çorba, pişmiş balık bu durumdaki hastalar için iyi bir seçim olabilir. Diğer yiyecek türleri için yiyeceği ezip küçük bir ısırık büyüklüğünde olmasına dikkat edin. Tüm yiyeceklerin yutulduğundan emin olmak için her yemekten sonra kişinin ağzını kontrol edin. Boğulma tehlikesi bulunan kişinin hava yolunun tıkanmasına neden olması durumunda Heimlich manevrasını öğrenin. Gerekirse acil sağlık birimlerinden yardım isteyiniz.

Beslenme önerileri
Çeşitli yiyecekler ile dengeli bir diyet hazırlayın. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, az yağlı süt ürünleri, ve yağsız proteinli yiyecekler sunun.

Yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeren gıdaları sınırlayın.Tereyağı, katı yağ ve kuyruk yağı gibi kalp sağlığına zararlı yağlardan uzak durmasını sağlayın.

Glikoz veya fruktoz şurubuyla hazırlanmış bisküvit ve çikolatarın imalinde rafine şekerler kullanılır. İşlenmiş pek çok gıda da bulunan bu tür şekerler çok kaloriye sahip olmalarına rağmen vitamin, mineral ve lif içermezler. Meyve veya meyve suyuyla birlikte pişirilmiş unlu mamüller hasta için çok faydalıdır. Ancak Alzheimerin sonraki aşamalarında iştahsızlığın bir sorun olması durumunda yiyeceklere şeker ilave edilmesi gerekebilir. Böyle durumlarda doğal şeker kullanın veya meyvelerden faydalanın.

Yemeklerinizde daha az tuz kullanın.

Hastalık ilerledikçe iştahsızlık ve kilo kaybı kaygı verici olabilir. Bu gibi durumlarda öğün aralarında ek gıda takviyesi yapmak gerekir.
Televizyondan ve diğer dikkat dağıtıcılardan uzak ve sessiz bir ortamda yemek servisi yapın.

Yemeğin ılık olması faydalıdır. Sıcak sunulan yemeğin hem yenilmesi güçtür, hem de hastanın üstüne dökmesi durumunda sorun yaratır. Ayrıca demansı olan kişi bir yemeğin veya içeceğin çok sıcak olduğunu ayırt edemeyebilir. Bu nedenle yemeden önce sıcaklığını test edin.

Masanın üzerinde vazo, plastik meyve gibi kişinin dikkatini dağıtabilecek nesneler bulundurmayın. Sadece yemek yemek için gereken eşyaları kullanın.

Desenli tabak, masa örtüsü veya yer paspaslarından kaçının. Mümkün olursa desensiz sadece beyaz renkli mutfak eşyaları ve masa örtüleri kullanın.

Bir seferde sadece bir veya iki yiyecek servis edin. Hastaya bir seferde çok fazla yemek seçeneğinin sunulması hastanın tercih zorluğu çekmesine neden olur. Örneğin patates püresi ardından haşlanmış et gibi.

Yemek tercihlerinde esnek olun. Alzheimerli bir kişinin geçmişte sevdiği bir yiyeceği artık istemeyebileceğini unutmayın.
Kişiye yemek için bolca vakit verin
. Ona iyi çiğnemesini ve dikkatlice yutmasını hatırlatın. Yemeğin bitmesinin bir saatten daha uzun süreceğini unutmayın.

Birlikte yemek. Yemeği daha eğlenceli bir sosyal etkinlik haline getirin. Araştırmalar insanların başkalarının yanındayken daha iyi yediklerini göstermektedir.

Hasta yemek yediğini unutmuş olabilir. Örneğin kişi kahvaltı etmediğini söylerse ona kahvaltı ettiğini fakat bunu unuttuğunu söylemeyin. Meyve suyu, kızarmış ekmek ve biraz peynirden oluşan hafif bir kahvaltı getirin.

Alzheimer’in orta ve geç evrelerinde hastanın yemek sırasında mümkün olduğu kadar bağımsız olmasına izin verin.

Hasta nasıl yemek yenmesi gerektiğini unutmuş olabilir. Bu durumda ‘’beni izle’’ tekniğini kullanın. Çatal ve kaşık kullanarak yemeği önce siz yiyin bu sıralarda neler yapılması gerektiğini de anlatın. Daha sonra hasta kişinin yemesini sağlayın.


Bazı yemekler için hastanın ellerini kullanmasına izin verin.

Alzheimer'li hastaya bakanların psikolojisi

                          Alzhemer'li bir hastaya bakanların psikolojisi

Alzheimerli bir aile üyesinin bakımı, uzun süreli ve oldukça stresli bir süreçtir.
Beş ile on beş yıl arasında hastanın fiziksel, sosyal ve duygusal taleplerini karşılamak gerekir. Bunun yanı sıra yaşam da devam etmekte. Ev işlerinin yükünü omuzlamak, maddi sorunları çözmek ,diğer aile bireylerinin problemleriyle de uğraşmak yaşamın gereğidir.
Hastalar zaman zaman depresyon belirtilerine maruz kalmakta, öfke ve ajitasyon ise çok sık görülmektedir. Bu sorunların ne zaman ortaya çıkacağı bilinmediğinden hastaların sürekli olarak izlenmelidir.
Ailede sevien, sayılan, gurur duyulan bir kişinin dışardan fiziksel olarak iyi görünsede hastalığının başlangıcından beri yavaş yavaş hayattan kopuşunu ve dolayısıyla öz kaybını izlemek, bu düşüşe gün ve gün tanıklık etmek, bakım verenlerin karşılaştığı en travmatik durum olarak kabul edilir.
Hasta bakımevine yerleşse bile ailenin sorumlulukları devam etmektedir.

760 aile bakıcısı üzerinde yapılan bir çalışmada bu hastaların
% 32 si sürekli baş ağrısı
% 29 zu depresyon
% 30 zu uykusuzluk veya uyku düzensizliği
% 26 kilo problemleri
% 22 Farklı psikolojik problemler yaşadıkları belirlenmiştir.
% 76 bakıcıda önlemeyen öfke ve ne yapabilirim endişesi ve bıkkınlık görülmektedir.
Hem durumlarından şikayet etmekte fakat hasta bakımını aksatmadıkları görülmektedir. Aşırı tütün ve alkol tüketimi, sağlıksız beslenme bakıcılar arasında çok yaygındır.

Alzhermerli hastaya bakanların kendi sağlıkları için ilk adımlar

Kendi kişisel destek planınızı geliştirin : Bilişsel engelli bir yetişkine özen gösterirken bunu diğer sorumluluklarınızla dengelemek için beceri, dikkat ve titiz bir planlama gerektirir. Sevdiğiniz kişilerin ihtiyaçlarına çok özenle odaklanarak, kendi sağlığınızı ihmal etme tuzağına düşmek kolaydır. Ama bu kendinize zarar vermekle kalmayacak, aynı zamanda ilgilenmeye çalıştığın kişiye de zarar verecektir. İhtiyacınız olan fiziksel ve duygusal desteği alamıyorsanız, en iyi bakımı sağlayamazsınız ve gittikçe artan sıkıntılı bir yaşam süreci içerisinde doğru süreklenirsiniz.

Yardım isteyin: Günlük bakım yüküne yardımcı olmak için diğer aile üyelerinden, arkadaşlarlarınızdan veya gönüllü kuruluşlardan yardım isteyiniz. Market alışverişi ve temizlik gibi sıradan işler için bile kısa süreli yardım kabul etmek, hastayla daha kaliteli zaman geçirmeniz için sizi özgürleştirebilir. Birisi yardım teklif ettiğinde lütfen kabul edin. Kendiniz için ayıracağınız zaman, kendi ihtiyaçlarınızı karşılamak veya yalnız kalmanızın vereceği yüksek moral için çok gereklidir. Bu sevdiğiniz kişiyi ihmal ettiğiniz anlamına da gelmez. Kendileri için düzenli olarak zaman ayıran bakıcılar daha iyi bakım sağladıkları gibi bakım rollerini daha severek yaparlar.

Bakım becerilerini öğrenin veya güncelleyin : Bakım verenlerin ihtiyacı olan becerileri öğretebilecek kitaplar, atölye çalışmaları veya internetten eğitim kaynakları mutlaka vardır. Belirtiler, tedavi ve davranış yönetimi hakkında elinizden geleni öğrenin. Hastalık ilerledikçe ve zorluklar değiştikçe, beceri setinizi güncellemeniz ve yeni ortaya çıkan sorunlarla başa çıkma yollarını bulmanız gerekecektir.

Bir destek grubuna katılın. Yalnız olmadığınızı ve aynı zorluklarla karşılaşan başkalarının deneyimlerinden bir şeyler öğreneceksiniz. Başından geçenleri ilk elden tanıyan diğer insanlarla bağlantı kurmak, tecrit, korku ve umutsuzluk duygularınızı azaltmaya yardımcı olur.

Mevcut kaynaklardan yararlanın: Çabalarınızı öncelik sırasına koymanıza ve etkin bakım sağlamanıza yardımcı olacak çok sayıda topluluk ve çevrimiçi kaynak vardır. Alzheimer derneğini bularak başlayın. Bu kuruluşlar, bakıcılar ve aileleri için pratik destek, maddi yardım, faydalı tavsiyeler ve eğitim sunmaktadır. Ayrıca sizi yerel destek grupları ile temasa geçirebilirler.


Bakıcı Stresinin 10 İşareti
Bu stres belirtilerinden herhangi birini düzenli olarak yaşamaya başladıysanız, doktorunuzla konuşmak için zaman ayırın.

1. Hastalık hakkında inkar. Tanı konmuş ve konu hakkında bilgi sahibi olunduğu halde sürekli olarak hastalığı ve sonuçlarını inkar etmek. “ Bir gün annemin eskisi gibi olacağını ve tamamen iyileşeceğini biliyorum.”

2. Alzheimer’daki kişide öfke, “Bana bir kez daha sorarsa, çığlık atacağım!”

3. Bir zamanlar zevk veren arkadaşlardan ve faaliyetlerden sosyal olarak ayrılma. “Artık arkadaşlarımla bir araya gelmekten hoşlanmıyorum”

4. Gelecekle ilgili endişeler. “Sağlayabileceğimden daha fazla bakıma ihtiyacı olduğunda ne olur?”

5. Ruhunuzu kırmaya başlayan ve başa çıkma yeteneğinizi etkileyen depresyon. “Artık umrumda değil.”

6. Gerekli günlük işleri tamamlamak neredeyse imkansız kılan tükenme. “Bunun için çok yorgunum.”

7. Hiç bitmeyen bir endişeler listesinin neden olduğu uykusuzluk. “Ya evden tek başına ayrılırsa ya da düşüp kendine zarar verirse?”

8. Ruhsallığa yol açan ve olumsuz tepkileri ve eylemleri tetikleyen sinirlilik. "Beni yalnız bırak!"

9. Bilinen görevleri gerçekleştirmeyi zorlaştıran konsantrasyon eksikliği. “Çok meşguldüm, randevumuz olduğunu unuttum.”

10. Zihinsel ve fiziksel ücret almaya başlayan sağlık sorunları. “En son kendimi ne zaman iyi hissettiğimi hatırlayamıyorum.”

Alzheimer bakıcılarında tükenmişlik sendromu

Alzheimer veya demans ile sevilen birisine bakmanın uzun süren ve aşırı stresi sizi duygusal, zihinsel ve fiziksel olarak yorgun hissetmenize neden oluyorsa, tükenmişlik sendromunun sınırlarındaysınız demektir. Tükenmişlik, üretkenliğinizi ve enerjinizi düşürür, çaresiz, umutsuz, kızgın ve kırgın hissetmenizi sağlar. Sonunda, verecek daha fazla bir şeyin olmadığını hissedebilirsiniz.

Bakıcılarda görülen tükenmişliğinin uyarı işaretleri

Aşırı stres ve gerginlik.
Depresyonun kolaylaştırılması.
Kalıcı endişe.
Herkese karşı öfke.
Hastaya iyi bakamıyorum endişesi veya suçluluk.
Demans hastasına karşı aşırı sinirlilik veya öfke.
Azalan genel yaşam memnuniyeti.
İlişki çatışmaları ve sosyal izolasyon.
Daha düşük bağışıklık ve sık hastalanma. Sağlık hizmetleri için daha fazla ihtiyaç duyulması.
Aşırı miktarda ilaç, tütün veya alkol kullanımı.

Tükenmişlik sınırındaysanız lütfen şunlara dikkat edin

Olayı kabullenin. Yakınınızın bu hastalığı yaşamasına öfkelenmeyin. Alzheimer veya demans hastaları için bir bakıcı olarak en büyük zorluklardan biri, sevdiklerinize neler olduğunu kabul etmektir. Hastalığın her yeni aşamasında, sevdiklerinizin neler yapabileceği hakkındaki beklentilerinizi değiştirmeniz gerekir. Her yeni gerçeği kabul ederek ve bu değişiklikler için zaman ayırarak, duygusal kaybınızla daha iyi baş edebilir ve geçici rolünüzdeki memnuniyet ve sevgi duygularını derinleştirebilirsiniz.

Kendi yaşamınızın da devam ettiğine vede hala yaşamdan zevk alabileceğinize kendinizi inandırın.

Deneyimlerinizi kaydetmek ve yansıtmak için günlük tutun. Düşüncelerinizi günlüğe kaydederek, kayıpların yasını tutabilir, başarıları kutlayabilir ve sizi bu sıkıntılı günlerde hareket etmekten alıkoyan düşünce kalıplarınızı arayabilirsiniz.

Yat kalk haline şükret, kavramını yaşayın. Hastam daha kötü de olabilirdi diye düşünmeniz sizi sıkıntılarınızdan uzaklaştırabilir ve kaybettiği yeteneklerden ziyade yitirmediği yetenekleriyle sevdiklerinizin neler yapabileceğine odaklanın.

Neyin mümkün olduğunu kutlayın. Sevdiğin birinin hala birçok yeteneği var. Faaliyetleri mümkün olan her seviyeye katılımı teşvik edecek şekilde yapılandırın ve her ikisinde de gerçek bir zevk bulacaksınız.

Sevdiklerinize değer vererek, en zor günlerde bile memnuniyet bulabilirsiniz.

Gevşeme tekniklerini uygulayın. Meditasyon, derin nefes alma, yoga veya ritmik egzersiz, sizi sakinleştirebilir, yenileyebilir ve destekleyebilir. Sizin için en uygun olanları bulmak için çalışma yapın.

Duygusal farkındalığınızı arttırın. Duygularımız, düşüncelerimizi oldukça etkileyen bir role sahip olmasına rağmen, günlük hayatta çoğu insanın kendi duygularını farkında olmaz. Çeşitli çalışmalarda bireylerin duygusal farkındalık düzeyini arttırmasının yaşam doyumunu olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Duygusal farkındalık, bireyin kendisini anlamasını sağlar. 

Alzheimer ve demans

                                          Alzheimer ve demans                   Yazıılarımda Alzheimer hastalığını, buna neden olan ...