Alzheimer
ve yaş
Alzheimer,
başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranış
bozukluklarıyla seyreden ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık
1907 yılında Alman Psikiyatri uzamanı Alois Alzheimer (1864-1915)
tarafından bu özellikleriyle tanımlanmıştır. Alois Alzheimer
çok iyi gözlemlediği değişik davranış ve hafıza bozukluğu
gösteren bir kadın hastasının ölümünden sonra katıldığı
otopsisi sırasında hastanın beyninde amiloid plakları ve
nörofibril yumaklarının biriktiğini ve beynin de hacmen küçülme
olduğunu belirledi. Bu hasta da gözlemlediği davranış ve hafıza
bozukluklarıyla birlikte otopsi bulgularını 1906 yılı kasım
ayında bir tıp kongresinde sunarak hastalığı ayrıntılı olarak
tanımlayıp, tıp literatürüne geçmesini sağladı.
Hastalık
genel olarak 65 yaşından sonra başlamaktadır. Genç bireylerde
görülme olasılığı oldukça düşüktür. Hastalık 40 ile 60
yaş arasında görülürse erken yaş Alzheimer hastalığı olarak
bilinir. 60 ile 85 yaş arası ara grup, 85 yaş ve üzeri ise
beklenen grup olarak değerlendirilir.
75-85 yaş arası her beş kişiden birisi bu
hastalığa yakalanmakta ve 85 yaşının üzerinde hastalığa
yakalanma riski % 50 nin üzerinde olduğu bilinmektedir. 85 yaş
üzerinde görülme sıklığı 60-70 yaşa göre iki misli
fazladır. ABD yaklaşık dört milyon sahıs bu hastalıkla
mücadele etmekte. Türk Nöroloji Derneğinin verdiği bilgilere
göre de yurdumuzda ki hasta sayısı 300.000 kişi civarındadır.
Hastalığın
oluşması
Hastalığın
oluşma nedeni beynin bazı bölgelerde amiloid proteininden oluşan
Senil Amioid Plaklar ve ana birleşeni fosfor ve tau proteini olan
nörofibril yumakların birikmesidir. Yumakların oluşumu beyin
hücreleri arasındaki iletişimi engeleyerek beynin ilgili bölgesini
devre dışı bırakır.( Bu birikmenin neden olduğu veya nasıl
önlenebileceği günümüz de bilinmiyor.) Alzheimer, beyin
hücrelerinin birbiriyle iletişim kurma yeteneklerini etkileyen bu
hasarların sonucu olarak ortaya çıkar. Zamanla bu hücrelerin
etrafla ilişki kesilince beyin hücrelerinin ölmesi ve
dolayısıyla yok olmasıyla hafıza, öğrenme, uyumsuz ruh hali,
davranış, konuşma ve ilerleyen zamanlarda yürüme, yutma, idrar
ve dışkı yapma yeteneklerini kaybeder.
Erken
başlayan Alzheimer
Erken
başlayan Alzheimer 65 yaşından küçük kişilerde görülen
demans şeklidir. Nadiren görülen bu durum tüm Alzheimer hastaları
içerisinde %5 oranında görülmektedir. Erken başlayan hastalıkta
ilk semptomlar 40 lı ve 50’li yaşlarda görülmeye başlar.
Alzheimer hastalığı her yaş için zor bir hastalıktır. Fakat
erken yaşta bu hastalığa yakalananlar daha fazla zorlukla
karşılaşırlar. Genç yaşta bu hastalığa yakalananlar, konulan
teşhisin doğru olduğuna inanmaz ve tanıyı sürekli sorgulayarak
kolay kabul etmez. Ayrıca bu kişiler işlerini kaybetme durumuyla
karşı karşıya kalabilirler. Bu da zaten mevcut olan stresi daha
da artmasına neden olur. İş yerleri, şahsın içinde bulunduğu
durumu anlayışla karşılamalı ve mağdur kişiyi daha hafif
bir pozizyona aktararak onun çalışma hayatının devam etmesine
yardımcı olmalıdır.
Erken başlayan Alzheimer’a
çiftler içinde kabul edilmesi zor bir durumdur. Teşhis
konulduktan sonra eşin aktif bir partner olması bir yana, kimi
zaman ağır bakım gerektiren bir kişiyle uzun yıllar geçirme
olasılığı gündeme gelmektedir. Böyle bir durumda eşlerin asla
dışlanmaması, birlikte hastalıkla baş etme ve çözüm yolları
araştırılmalıdır. Cinsellik konusunda ise bu konuda uzman olan
bir danışmandan yardım alınması iyi olur. Çocuklara da bu yeni
hastalık ayrıntılı olarak anlatılmalı ve karşılaşılabilecek
olasılıklar bildirilmelidir.
Bu hastalığa erken yaşta
yakalananlar yalnız olmadıklarını her zaman hatırlatmak
faydalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder