Alzheimer
hastalarında
yutma ve çiğneme problemleri
Yaşlandıkça
ağzımız kurur, tat ve koku alma duyumuz değişebilir. Birçok
insan yaşlandıkça dişlerinde de problemler oluşur. Bütün
bunlar yemek yemeyi ve içmeyi zorlaştıran nedenlerdir. Yaşlılarda
fizyolojik fonksiyonların azalmasından kaynaklanan yemek
problemleri yaygındır. Beslenme ile ilgili bu problemler,
Alzheimer hastalığında çok ciddi sorunlara yol açar. Doğru
diyet değişiklikleri ve bu duruma yol açan sorunların ortadan
kaldırılıp bu problemlerinin çözülmesi gerekir.
Alzheimer
hastalarında, demans
ilerledikçe beslenme zorlukları artar. Bunlar, yemeği reddetme,
başını çevirmek, ağzını kapalı tutmak, yiyecekleri tükürmek,
ağzını açık bırakmak ve yutmamak gibi sorunlarla ortaya çıkar.
Hastalar
kendilerini besleyemiyorlarsa teşvik ve izlenmeye ihtiyaçları
vardır. Özel olarak beslenmeleri gerekiyorsa, bunun güvenli bir
şekilde yapılması çok önemlidir.
Demans
hastası hastalığı
ilerledikçe çiğneme ve yutma güçlüğü yaşayabilir. Kişi
yemek yerken acı çekiyorsa veya yemek yerken boğulacağından
korkuyorsa, yemek yeme konusunda isteksiz olabilir.
Ağız
sağlığı ile birlikte olan bilişsel gerilemeyi inceleyen
uzmanlar, ağız sağlığı ile bilişsel bozulma arasında bir
ilişki olduğu konusunda ısrar ediyorlar. Alzheimer'li
hastaların bakıldığı bir huzurevindeki hastaların neredeyse
yarısına yakınında çiğnenme veya yutma sorunu olduğu
biliniyor. Bu tür problemler yaşayan hastalar
zamanla, kilo kaybedebilir veya yeterince su içmediğinden dehidrate
olabilirler.
Hastanızın
güvenli yemek yemesi için
yapabilecekleriniz.
Bakmakta
olduğunuz hastanızın en uyanık
ve dinlenmiş olduğunda yiyecek sunun.
Yemek
yemeden hemen önce 30 dakika dinlenmelerini sağlamanız
iyi olur.
Mümkün
olduğunca dik
oturduklarından emin olun.
Onlara
yemek için bolca zaman verin.
Yavaş
yavaş yemek yemelerini ve küçük ısırıklar almaları
gerektiğini sürekli hatırlatın.
Yemek
zamanın da ortamı mümkün
olduğu kadar huzurlu tutun.
Gürültülü
sesler veya TV gibi dikkat dağıtıcı
unsurlar sırasında yenilen yemek hastanızın boğulma olasılığını
artırabilir.
Onlara
gün boyunca küçük porsiyonlar halinde yemekler sunun.
Her
yemeğin ısırılmasından
sonra bir yudum su içmelerini önerin.
Yemek
yerken yakın durun.
Yutmalarını
ve başka bir ısırık almadan önce ağızlarının boş olduğundan
emin olun.
Gerekirse
sunduğunuz yiyecekleri veya
bunları hazırlama şeklinizi değiştirin.
Yeterince
su içip içmediğini kontrol edin. Kahvaltılarında taze sıkılmış
meyve suları faydalıdır.
Pürüzsüz
soslar, süzülmüş çorbalar, pudingler, sufle ve yoğurtlu ince et
ve sebzeler gibi yumuşak yiyecekleri her zaman tercih
edebilirsiniz.
Öğütülmüş
et ve tahıl ekmeklerini tercih edin.
Yiyecekleri
küçük parçalara ayırın.
Fıstık
ezmesi gibi yapışkan yiyecekler ile çok sıcak veya soğuk yiyecek
ve içeçeklerden kaçının.
Sippy
bir bardak veya gerekirse pipet kullanın.
Dişlerini
temizlemelerine yardımcı olun.
Onları
düzenli olarak dişçiye götürün.
Ağrılı
veya eksik dişler veya iyi uymayan takma dişler çiğnemeyi
zorlaştırabilir. Ayrıca sevdiklerinizin boğulma olasılığını
arttırır.
Sevdiklerinize
uykulu hissetmelerini ya da ağız
kuruluklarını sağlayabilecek ilaçlar vermemeye çalışın.
Ayrıca,
yutmada kullanılan kasları güçlendirmek ve ipuçları ve
rehberlik önermek için konuşma terapistiyle çalışma sağlamak
için doktorlarıyla da konuşabilirsiniz.
Çiğneme
sorunları
Diş
problemleri, uygun olmayan takma dişler veya tükürük salgısının
azalması çiğneme zorluğu yaratan en önemli nedendir. Alzheimer
hastalarında hastanın çiğneme fonksiyonunu unutması durumunda
daha ciddi sorunlara yol açabilir.
Çiğneme
zorluğu yaşayan hastanıza uygun yiyeceklerin seçilmesi çok
önemlidir.
Çorba
iyi bir tercihtir. Çorbanızın
içine pirinç veya şehriye ilave edebilirsiniz.
Kıvamı
yumuşak olan kavun ve karpuz, muz, üzüm gibi meyveler çiğneme
sorunlarına yardımcı olur.
Et,
balık, yumurta, kıyma,
balık haftada iki kere menünüze ilave edin.
Hastanızın
yemeklerinin yanına patates püresi ilave etmek iyi bir seçimdir.
Süt,
yoğurt ve peyniri ihmal
etmeyin.
Yiyecekleri
doğrama veya öğütme
yoluyla daha küçük parçalara kesin.
Süt
ile yumuşatılmış yulaf ezmesini sabah kahvaltılarında
verebilirsiniz.
Gerektiği
zaman yemekleri blenderden geçirin.
Yiyecekleriniz
yumuşayana kadar pişirin.
Lezzet
vermek için sos ekleyebilirisiniz..
Düzenli
olarak diş hekimlerini ziyaret edin ve iyi takılmış takma dişler
kullanın.
Tükürük
salgısının azalması
hastanızın ağzının sürekli kuru olmasına neden olur. Böyle
bir sorunu varsa içtiği su miktarını arttın ve tükürük
salgısını uyarmaya
yardımcı olması için yemekten önce hastanızın ağzını
nemlendirme ye yardımcı olması için turşu veya taze limon
dilimleri verebilirsiniz.
Hastanızın
yemeklerini iyi çiğnemesini teşvik edin.
Yemeklerden
sonra ağız hijyeni
sağlayan sıvılarla hastanızın ağzını temizleyin.
Yutma
sorunları
Alzeheimer
hastalarının ileri
safhalarında kişiler çiğneme konusunda zorluk çekebilirler.
Çiğnemeyi unutabilir veya ağızlarında yiyecek tutabilirler.
Demans ilerledikçe, yutma zorlukları (yutma güçlüğü), kişiden
kişiye değişebilse de, çok yaygındır. Bu hastalar yutmaya
başlamadan önce yiyecekleri ağızlarında uzun süre tutarlar.
Yiyecekler ağız ile aynı sıcaklığı kazanınca kişi yemeğin
ağzında olduğunu unutması kolaylaşır. Böyle hastaların
yutmasını tetiklemek için yemekten önce dondurma verilebilir.
Dondurma soğuk olduğu için ağızda fazla tutulamadığından
yutma refleksini hastanın hatırlamasına yardımcı olabilir.
Yutma
zorluğu yaşayan hastalar yakından izlenmeleridir. Hastanızın
solunum problemleri yoksa yiyeceklerini dilleriyle değiştirmekte
zorlanan bazı insanlara, yiyecekleri boğazlarına taşımak için
kafalarını geri atmaları öğretilebilir. Bu işlem mutlaka bu
manevrayı bilen bir kişi tarafından yaptırılması gerekir. Aksi
taktirde yemek soluk borusuna kaçarak ciddi problemlere yol açar.
Alternatif olarak, bir şırınga kullanılabilir.
Birçok
insan, başka birinin yemek yemesine yardımcı olabileceğini
düşünür. Bununla birlikte yutma sorunu yaşayan Alzheimer'li
bir hastanın beslenmesi, deneyimsiz bir bakıcının altından
kalkabileceği basit bir işlem değildir. Bakıcılar değiştiği
zaman yeni gelene sorunların ne olduğu ve nasıl üstesinden
gelinebileceği öğretilmelidir. En önemlisi, tehlike işaretlerini
ve ne zaman yardıma ihtiyaç duyulduğunu bilmeleri gerekir.
Yutma
ile ilgili sorunlar, beyinde meydana gelen değişikliklerin
yanı sıra çevresel etkenlerin (örneğin gürültülü bir yemek
odası gibi ) sonucu da olabilir.
Alzheimerli
hastalarda tüp uygulamaları
Şiddetli
Alzheimer hastalığı olan kişilerde çiğneme ve yutma her zaman
zordur. Oluşan yetersiz beslenme, kilo kaybı, zayıflık ve baskı
yaraları gibi ciddi sorunlar yaratır. Bazen de yiyeceklerin
akciğerlere kaçmasıyla zatürreye neden olabilir. Bu yüzden
Alzheimerli hastaların yemek yemek için sıklıkla yardıma
ihtiyaçları vardır.
Birçok
durumda, bir besleme borusu kullanılması
kararı verilir. Tüp boğazdan mideye aşağı sarkıtılabilir
veya karın duvarındaki küçük bir kesikten mideye yerleştirilir.
Daha sonra kişinin beslenmesi bu tüp yardımıyla yapılır.
Normal
ağızdan beslenme yemeklerin tadının hissedilmesi ve yemek yeme
keyfini sunduğu için tüple beslenmeye göre daha iyi bir beslenme
şeklidir.
Hastalar
normal yolla beslenemediğinden, aileler sevdiklerinin “açlıktan
ölmek üzere” olacağından endişe duyarlar. Aslında, yemek ve
suyu reddetmek, ölüm sürecinin doğal ve ağrısız bir
parçasıdır. Tüple beslenme bu hastaların daha uzun yaşamaları
için gereklidir.
Tüple
beslenmenin faydaları yanında uygulamanın birçok riskide
vardır.
Kanamaya
neden olabilir.
Dikkatli
kullanılmassa enfeksiyon nedenidir.
Cilt
tahriş edip, cilt yaraları yapar.
Tüpün
çevresinde sızıntı olabilir.
Bulantı,
kusma ve ishal görülebilir.
Tüp
tıkanabilir veya
düşebilir . Böyle bir durumda yeni tüp hastanede
değiştirilmelidir.
Alzheimer
hastalığı olan birçok
kişi tüpü rahatsız edici bulup çıkartmaya çalışabilir.
Bunun önlenmesi için tetbirler almak gereklidir.
Bu
hastalar genellikle yatarak yaşamlarına devam ettirdiklerinden
ciltlerinde baskı yaraları sık oluşur.
Tüple
beslenen insanların
tükürükleri akciğerlerine kaçma olasılığı yüksek olup
zatürreye yol açabilir.
Tüple
beslenme genel olarak iki yolla olmaktadır.
Nazogastrik
tüp ile beslenme
Nazogastrik
tüp, burundan mideye giden bir tüptür. Bu kanaldan geçmeye
uygun olan gıdalar ve
sıvılar bu yolla mideye ulaştırılır.
Nazogastrik
tüp uygulaması,
Alzheimer hastalarının beslenmeleri için kullanılan en yaygın
yoldur.
Kurulumu
hızlı ve kolaydır.
Çok
tahriş edici değildir.
Ebeveynler
veya, bakıcılara evde
tüpü kendileri takmaları öğretilebilir.
Nazogastrik
tüp besleme ile ilişkili riskler / sakıncalar
şunlardır:
Tüpü
yerleştirme prosedürü çoğu Alzheimerli hasta için travma
yaratır.
Tüpün
dıştan belli olması
hastayı rahatsız edebilir.
Hastalar
takılı olan tüpü
çıkartabilir.
Tüp
yanlış yerleştirilirse
aspirasyon pnömonisine neden olabilir.
Uzun
süreli kullanımda
gastroözofageal reflü riski artar.
Yüzdeki
cildinde hasar oluşabilir.
Nazogastrik
tüp besleme özellikle kısa
vadede yararlıdır. Ancak, uzun vade gastrostomi beslenmesi daha
uygun olabilir.
İşleme
başlamadan önce Alzheimerli hastaya ve yakınlarına uygulama
hakkında bilgi verilmesi gereklidir. Alzheimerli hasta
söylediklerinizi anlamassa resimli olarak izah edilmesi faydalıdır.
Uygulamayı
boş bir odada gerçekleştirin.
İşlemden
iki saat öncesinden bir şey yiyip içilmemesi tavsiye edilir.
PEG
(Perkütan Endoskopik Gastrostomi ) uygulaması
Ağızdan
beslenemeyan hastaların beslenme ihtiyacını sağlamak amacıyla
karın bölgesinden direkt olarak midenin içerisine açılan bir
yoldur. Lokal anestezi ile genel cerrahi uzmanları tarafından
uygulanır. Zor bir işlem değildir. Damardan beslenmeye göre daha
rahat ve daha sağlıklıdır.
Bir
aydan fazla ağızdan
beslenemeyen Alzheimer'li hastalarda PEG uygulaması iyi bir
tercihtir. Hasta ağızda da sıvı veya beslenme alabiliyorsa PEG
ile birlikte bunada devam edebilir.
Hastanın
tüpe alışması için yaklaşık iki haftalık bir süre
gereklidir.
PEG
uygulamasının riskleri
Tüp
tıkanabilir. Böyle bir durumla karşılaşılması durumunda
hastanın hemen hastaneye gelerek tüpün açılmasının sağlanması
bu mümkün değilse değiştirilmesi gerekir.
Tüpün
takılması sırasında verilen anestezinin yan etkileri hastada
sorun yaratabilir.
Kullanımı
sırasında ağrı olması hastada huzursuzluk yaratır.
Tüp
çevresinde oluşabilecek sızıntı başta enfeksiyon olmak üzere
çeşitli soruna neden olabilir.
Çoğu
hasta tüpü çekerek çıkartmak ister.
Mide
delinmesi riski, önemli bir sorundur.
İshal,
bulantı, karın şişliği sık olmasa da rastlanan bir durumdur.
Metabolik
problemlere yol açabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder