Sürekli
yatan hastalarda cilt problemleri
Sürekli
yatmaktan dolayı oluşan cilt problemleri, kişilerin yatma,
oturma veya yürüme pozisyonlarını değiştirme kabiliyetlerini
sınırlayan tıbbi durumların oluşması durumunda, zamanlarının
çoğunu yatakta veya sandalyede geçirenlerde görülür.
Ciltte
uzun süreli baskı sonucu oluşan cilt ve cilt altı
yaralanmaları, bası yaraları, basınç ülserleri veya dekübit
ülserleri olarak adlandırılır.
Yer
olarak topuk, ayak bilekleri, kalça ve kuyruk kemiği gibi
bölgelerideki deride daha sık görülürler.
Yatak
yatakları yavaş yavaş gelişebildiği gibi bazı durumlarda
hızla gelişebilir. Çoğu yara tedavi ile iyileşmesine karşın
bazıları ise tamamen iyileşmez.
Basınç
ülserlerinin uyarı işaretleri
Ten
renginde veya dokusunda olağandışı değişiklikler.
Şişme.
Diğer
bölgelere göre daha sıcak hissedilen cilt bölgesi.
O
bölgede hissedilen kötü koku.
Cilt
ve dokularda sadece kırmızı renk ile karakterize olanların
yanı sıra, kas ve kemiklere kadar uzayıp, derin yaralara yol açan
ağır şekillerine de rastlanır.
Yaygın
yara bölgeleri nerelerde görülür
Tekerlekli
sandalye kullanan kişilerde,genellikle aşağıdaki bölgelerde
baskı yaraları görülür:
Kuyruk
kemiği veya kalça.
Kürek
kemiğinin alt kısmı.
Omurga.
Koltuğa
yaslandıkları kol ve bacak sırtları.
Sürekli
yatan kişilerde ise görülme yerleri:
Uzun
süre yatan kişilerde görülen yaralar , cilde kan akışını
sınırlayan cilde karşı basınçtan kaynaklanır. Sınırlı
hareketlilik ile ilgili diğer faktörler cildi hasara karşı
savunmasız hale getirebilir ve basınç yaralarının gelişmesine
katkıda bulunabilir.
Buna
neden olan iki adet faktör vardır.
1.
Basınç: Vücudun herhangi bir yerine sürekli baskı
yapılması, dokulara giden kan akışını azaltabilir. Kan akışı,
oksijen ve diğer besin maddelerini dokulara ulaştırmak için
gereklidir. Bu esansiyel besinler olmadan, cilt ve yakındaki dokular
zarar görür ve sonunda ölebilir.
Hareket
kabiliyeti kısıtlı kişiler de bu tür bir baskı, kas veya
yağ ile iyi doldurulmamış alanlar olan omurga, kuyruk kemiği,
kürek kemiği çevresi, kalçalar, topuk ve dirsekler gibi bir
kemiğin cilt ile yakın teması olan bölgelerinde daha sık
görülür.
2.
Sürtünme: Cilt, giysilere veya yataklara sürtündüğünde
problemlere neden olabilir. İki yüzey ters yönde hareket ettiğinde
kayma meydana gelir. Örneğin, bir yatağın baş kısmı
yükseldiğinde, yatakta aşağı kayarsınız. Kuyruk kemiği aşağı
ilerledikçe, kemiğin üzerindeki deriyi zıt yönde çektiğinden
cilde zarar verir.
Risk
faktörleri
İnsanlar,
hareket etmekte zorlanırlarsa ve otururken veya yatakta otururken
kolayca yer değiştiremezlerse, baskı yaraları geliştirme riski
altındadırlar. Risk faktörleri şunları içerir:
Hareketsizlik:
Omurilik yaralanması ve diğer nedenlerden dolayı olabilir.
Duyusal
algı eksikliği: Omurilik yaralanmaları, nörolojik
bozukluklar ve diğer durumlar duyu kaybına neden olabilir. Acı
veya rahatsızlık hissetmemek, uyarı işaretlerinin ve pozisyonun
değiştirilmesi gerekliliğinin farkında olmamaya neden olabilir.
Zayıf
beslenme ve dehidrasyon: İnsanlar, cildi sağlıklı tutmak ve
dokuların bozulmasını önlemek için günlük diyetlerinde yeterli
miktarda sıvıya, kaloriye, proteine, vitaminlere ve minerallere
ihtiyaç duyarlar.
Kan
akışını etkileyen tıbbi durumlar: Diyabet ve vasküler
hastalık gibi kan akışını etkileyebilecek sağlık sorunları
doku hasarı riskini arttırır.
Komplikasyonlar
Selülit.
Selülit cilt ve bağlı yumuşak dokuların bir
enfeksiyonudur. Etkilenen bölgenin sıcaklığına, kızarıklığına
ve şişmesine neden olabilir. Sinir hasarı olan insanlar genellikle
selülitten etkilenen bölgede ağrı hissetmezler.
Kemik
ve eklem enfeksiyonlar: Basınçlı yaradan kaynaklanan bir
enfeksiyon eklem ve kemiklere dönüşebilir. Eklem enfeksiyonları
(septik artrit) kıkırdak ve dokuya zarar verebilir. Kemik
enfeksiyonları (osteomiyelit) eklem ve uzuvların fonksiyonlarını
azaltabilir.
Kanser
: Uzun süreli, iyileşmeyen yaralar (Marjolin ülseri), bir tür
skuamöz hücreli karsinom halinde gelişebilir
Sepsis:
Nadiren cilt ülseri genel bir enfeksiyona (sepsise) neden olur.
Cilt problemlerini önleme
Ciltte
stres oluşmasını önlemek için ilk olarak yataktaki veya
oturduğunuz sandalyedeki pozisyonunuzu sık sık değiştirerek aynı
yerde sabit kalmayarak yatak yaralarının önlenmesine yardımcı
olabilirsiniz. Diğer stratejiler cildinize iyi bakmayı, iyi
beslenmeyi ve sıvı alımını sürdürmeyi, sigarayı bırakmayı,
stresi yönetmeyi ve günlük egzersiz yapmayı içerir.
Yatak
veya sandalyede yeniden konumlandırmayla ilgili aşağıdaki
önerileri göz önünde bulundurun:
Tekerlekli
sandalye kullanıyorsanız, oturma pozisyonunuzu her 15
dakikada bir değiştirmeyi deneyin. Saatte bir kez yerinizden kalkın
gerekirse bunun için yardım isteyin.
Mümkünse
kendinizi kaldırın. Yeterli üst vücut gücünüz varsa,
tekerlekli sandalye itme düğmelerini kullanın. Sandalyenin
kollarını iterek vücudunuzu koltuktan kaldırarak çıkarın.
Özel
bir tekerlekli sandalyeyi tercih edin. Bazı tekerlekli
sandalyeler, onları geriye doğru yatırmanıza izin verir. Bu da
basıncı azaltır.
Minderleri
veya basıncı azaltan bir şilte seçin. Basıncı
hafifletmek ve vücudunuzun iyi konumda olmasını sağlamak için
minderler veya özel bir yatak kullanabilirsiniz. Çevreleyen dokuya
baskı uyguladığından sert yastıkları kullanmayın.
Yatağınızın
yüksekliğini ayarlayın. Yatağınız başınızdan
yükseltilebiliyorsa, onu 30 dereceden fazla yükseltmeyin.
Yatak
çarşafının veya döşeğinde buruşukluğa izin verilmemelidir.
Her pozisyon değişikliğinden sonra yatak çarşafları
düzeltilmelidir.
Cilt
bakımı için aşağıdaki önerileri göz önünde
bulundurun:
Cildi
temiz ve kuru tutun. Cildi yumuşak bir temizleyici ile yıkayın ve
kurulayın. Cildin nem, idrar ve dışkıya maruz kalmasını
sınırlandırmak için bu temizleme rutinini düzenli olarak yapın.
Cildi
koru. Cildi sürtünme noktalarından korumak için düz talk
pudrası kullanın. Kuru cilde losyon sürün. Yatak ve giysileri sık
sık değiştirin. Cildi tahriş eden yatak takımındaki kumaşlara
ve kırışıklıklar üzerindeki düğmelere dikkat edin.
Cildi
günlük olarak kontrol edin. Basınçlı yara izleri için
her gün cildinize yakından bakın.
Bu
yaraları önlemenin bir diğer yolu proteinden yana zengin
beslenmedir. Hastanızın gıdasından proteini eksik etmeyin.
Bası
bölgelerine sürekli masaj uygulayın.
Cildin
temizliğine özellikle dikkat edilmelidir. Cildin sık sık
sabunlu sularla temizlenip kurutulduktan sonra çocuk yağları veya
iyi bir antiseptik özelliği olan kantaron yağı kullanarak cilt
direncinin arttırılmasını sağlayabilirsiniz.
Hastanızın
yan yattığı durumlarda bacak arasına yastık koymayı unutmayın.
Bu diz kemiklerinizin bir birine temasını önleyerek yara oluşumunu
önler.
Topuklarda
oluşacak sertlikler törpü yardımıyla temzilenmelidir.
Tırnak
bakımı yapılmalı, saçlar kısa kesilmeli, kıl temizliğine
dikkat edilmelidir.
Uzun
süre yatan hastalarınız için ciltte yara oluşmasını
önleyen yakı tarzında bantlar vardır. Bunlar iki türlüdür.
Birincisi ciltte yara oluşmasını önler. Uzun süre yatma
pozisyonunu değiştiremeyen hastalarda kullanabilirsiniz. İkinci
tür bantlar ise ciltte yara oluştuktan sonra kullanılan
bantlardır. Bunlar hafif cilt enfeksiyonlarını önlemede
başarılıdır. Non allerjen olanları tercih edin. Derin yara,
kötü koku, enfeksiyon, ateş gibi olumsuz durumlar ile
karşılaşırsanız ilaç tedaviside gerekebileceğinden doktorunuza
haber verin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder