Alzheimer
hastalığında beyindeki değişiklikler
Alzheimer
hastalığının
belirtileri beyindeki yapısal ve hücresel değişikliklerin bir
sonucudur.
Hastalık
geliştiğinde beyinde neler olduğunu açıklamaya, basit bir
benzetme yardımcı olabilir. Tüm ışıkları açık büyük bir
şehir hayal edin. Her evin, caddenin ve alışveriş merkezinin,
insanların günlük faaliyetlerini gerçekleştirmelerini sağlayan
kendi ışık şalterine ve ampulüne sahip olsun. Bir uçaktan, bu
ışıkların bir arada şehrin tamamını parlattığını
görebilirsiniz.
Şimdi,
şehrin elektrik sistemindeki kablo veya devrelerde bir sorun
oluştuğunu hayal edin. Her ev, sokak ve alışveriş merkezi
giderek güç kaybediyor ve insanlar yaşamlarına normal şekilde
devam edemiyor. Sonunda akşam yemeği pişirmek, şehir içinde
gezinmek ve mağazalarda iş yapmak zorlaşıyor. Elektrik kesintisi
devam ederse bu şehirde yaşam mümkün olmayacaktır.
Şimdi
beyni düşünün. Beyindeki her hücrenin bir ampul ve tüm beynin
şehir olduğunu hayal edin. Her bir nöron (sinir hücresi), beynin
fonksiyonlarını yerine getirmeye yardımcı olur. Normal işlev
sırasında, her bir nöron ve beynin tüm kısımları, bir
akrabanın adını hatırlamak, bulaşıkları yıkamak ya da
öfkesini kontrol etmek gibi görevleri yerine getirmek için
birlikte çalışır.
Alzheimer
hastalığı,
şehirdeki ışıklar gibi, beyindeki her bir nöronu kademeli olarak
kapatıyor. Bireysel nöronlar çalışmayı kestikçe, beyin de
işlev görmez ve kişinin günlük yaşamla ilgili düşünme,
hatırlama ve yaşantısını sürdürmede problemler yaşamaya
başlıyor. Bununla birlikte, onarılabilecek bir elektrik
devresinden farklı olarak, Alzheimer hastalığı ve demansın neden
olduğu beyindeki hasar kalıcıdır ve onarılamaz.
Yapısal
seviye değişiklikleri
Alzheimer
hastalığı,
önce beynin belirli bölgelerinde hasara neden olur. Limbik sistem
ve hipokampus bölgesi öncelikli olarak saldırıya uğrar.
İkincil hasarlar beyin korteksi ve beyin sapındadır. Her bir yapı
sırayla işlevini kaybeder. Ortaya çıkan Alzheimer hastalığının
belirtileri beyindeki ardışık hasarın sonucu olarak
değerlendirilir.
1.
Limbik sistem hasarları
: Limbik sistem beynin sağ alt kısmında yer alan birbirine bağlı
bir çok yapıdan oluşan bölgedir. Davranışsal motivasyon, uzun
süreli bellek, koku alma ve bazı duygusal aktivitelerden beynin bu
bölgesi sorumludur. Alzheimer hastalığında bu bölgenin hasar
görmesi kişinin hafızasına zarar verir ve ruh halinin
değişmesine neden olur.
2.Hipokampus
hasarı
: Hipokampus beynin ortasında yer alan ve hafıza ve yön bulmada
sorumlu olan bölgedir. Bütün bilgiler bu bölgede toplanıp önem
sırasına göre dağıtılır. Hipokampus’un zarar görmesi
depolanmış bilgilerde bir sorun olmaz. Ancak yeni bilgilerin
hafızaya alınmasında problem yaratır.
3.Serebral
korteks hasarı
: Serebral korteks gri madde olarak bilinir. Beynin ve beyinciğin
üzerini örten 1.5 ile 5 milimetre arasında kalınlığı olan bir
örtüdür.
Hasar görmesi veya devre dışı kalması duygusal patlamaların
kontrolünde sorunlara neden olur. Bu aşamadaki insanlar, yemek
yemek, tıraş olmak, giyinmek, soyunmak ve saçlarını taramak gibi
günlük yaşam aktiviteleri konusunda başarızdırlar ve yardıma
ihtiyaç duyarlar.
4.
Beyin sapı
hasarı:
Kalbin, akciğerlerin ve diğer çeşitli vücut süreçlerinin de
dahil olduğu organ işlevlerinin bozulmasına neden olur.
Hücresel
Seviye Değişimleri
Hücresel
düzeyde, Alzheimer hastalığı,
beyindeki tüm beyin fonksiyonlarını yerine getiren beyindeki hücre
olan beyin nöronlarına saldırır. Beyin hücrelerinin aralarında
sinaps adı verilen boşluklar vardır. Nörotransmiterler olarak
adlandırılan beyin kimyasalları, nöronlar tarafından salınır
ve sinapslara bırakılır. Nörotransmiterler, nöronlar arasındaki
iletişim için önemlidir. Bu iletişim, hareketin üretilmesinden
sorumludur ve öğrenmenin ve hatırlamanın kritik bir parçasıdır.
Alzheimer
hastalığında
hücresel hasar meydana geldiğinde, nöronlar iletişim kuramaz,
öğrenme ve hafıza bozulur. Nöronlar sonunda ölürler. Tüm bu
hasarlardan dolayı, beyin yavaş yavaş küçülür ve daha az
işlevsel hale gelir ve demans semptomlarının çoğuna yol açar.
Alzheimer
Hastalığı
Ölümcül mü?
Alzheimer
hastalığı
olan bir birey genellikle hastalık nedeniyle ömrünü kısaltırken,
doğrudan ölüm nedeni değildir. Hastalık oluşumun geç
evresinde, beyine verilen hasar o kadar geniştir ki, hasta olan kişi
artık hareket kabiliyetine sahip değildir, bu da bireyin yatağa
bağlanmasına neden olur. Bu durumlar sepsis adı verilen yoğun
enfeksiyonlara , kan pıhtılarına ve sonuçta ölümlerine neden
olabilir. Geç evresinde ise birey aynı zamanda yutma yeteneğini
etkileyen yutma zorluğuna sahiptir. Yiyecekleri yemek borusuna
yutmak yerine, Alzheimer’li bireyler yiyecekleri soluk borusuna
kaçırabilir. Bu durum Alzheimer hastalığı olan bireylerin ölüm
nedenlerinden biri olan aspirasyon zatürresi adı verilen bir
akciğer enfeksiyona neden olabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder