Alzheimer
hastası
olan ünlülerden neler öğrendik ?
Ronald
Reagan : ABD
'nin 1981 ile 1989 yılları
arasında görev yapan 40. başkanıdır. İki dönem arka arkaya
başkan seçilmesine rağmen hastalığının son zamanlarında
başkanlık yaptığını dahi hatırlamıyordu. 1994 yılında,
Alzheimer’ın teşhisi konduğunda, ABD halkına ve dünyaya,
Alzheimer hastası olduğunu bir mektup ile açıkladı. Duyuruyu
yaptığı mektubun özeti şöyleydi.
''Alzheimer
Hastalığından etkilenen
milyonlarca Amerikalı'dan birisi olduğum söylendi. Bu
haberi öğrendikten sonra,
bunu kamuya açık bir şekilde duyurmaya karar verdim. Şimdi,
onu sizinle paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Kalplerimizi açarken, bu hastalık hakkında daha fazla farkındalık
yaratacağımı umuyorum. Belki de ondan etkilenen bireylerin ve
ailelerin daha net anlaşılmasını teşvik edecektir.
Şu
anda kendimi iyi hissediyorum. Her zaman yaptığım şeyleri yaparak
Tanrı'nın bana bu dünyada verdiği yılların kalanını yaşamak
niyetindeyim. Dışarıdaki harika mekanların tadını çıkarmayı
ve arkadaşlarımla ve destekçilerle iletişim halinde kalmayı
planlıyorum.
Ne
yazık ki, Alzheimer
Hastalığı ilerledikçe, aile ağır bir yük taşımaktadır.
Keşke ailemi bu acı dolu deneyimden kurtarabilmemin bir yolu
olsaydı.
Amerikan
halkına, Başkanınız
olarak hizmet etmeme izin verme onurunu verdiğiniz için teşekkür
ederim. Şimdi beni hayatımın gün batımına götürecek olan
yolculuğa başlıyorum. Amerika için her zaman ilerisi parlak
olsun.Bu hastalığımı yaşarken bana yardımcı olan herkese
teşekkür ederim.''
Rita
Hayword
: Kızıl saçlı güzel
yıldız 1987 de 68 yaşında vefat etti..Hayworth, 1940'larda öne
çıkan Amerikan film yıldızıydı. Efsanevi oyuncu 40’lı
yaşlarından beri , hafızasında sorun yaşamaya başlamıştı.
Hastalığının oldukça belirgin belirtilerine rağmen, fazla
miktarda kullandığı alkol nedeniyle Alzheimer bulguları alkol
alışkanlığına bağlı olduğu düşünüldüğünden Rita
Hayworth’un hastalığı uzun bir süre doğru teşhis edilmedi.
1970’li yıllara gelindiğinde ise ajite davranışın eşlik
ettiği belirgin ve ilerleyici bir bozulma vardı. Mali işlerini
yönetmede sorunlar çıkmaya başlaması üzerine kızı maliyesi
ve kişisel bakımı üzerinde yasal kontrol kazandı. Sonunda hafıza
kaybının nedenini öğrendikten sonra, Hayworth 1980'lerde
“Alzheimer hastalığının yüzü” haline geldi. Bu hastalığa
dikkat çekilmesini sağladı.
Charles
Bronson :
1921-2003 yılları arasında
yaşamış Amerikalı ünlü oyuncu. “Batı'da Bir Zamanlar”,
“Muhteşem Yedi”, “Kirli Düzine” ve “Büyük Kaçış”
gibi filmlerdeki rolüyle tanınan sinema oyuncusudur. 1990 yılında
yakalandığı Alzheimer hastalığı ile uzun yıllar mücadele
etmek zorunda kaldı.Yaşamının son zamanlarında durumunun
ağırlaşması üzerine vefat edene kadar özel bir bakım evinde
kaldı.
Peter
Falk : Komiser
Colombo diziyle tanınan
Amerikalı ünlü oyuncu. Son zamanlarında Colombo dizisinde rol
aldığını hatırlamayacak kadar ileri bir Alzheimer hastasıydı.
2011 yılında hastalığının ağır belirtilerini yaşamaktayken
vefat etti. Ünlü aktör yeni olayları unutmakta ve
gerçekleşmeyen bazı olayları ise hatırladığını
söylemekteydi. Düşünce karmaşasının başlamasından altı ay
kadar önce araba kullanırken kontrolünü kaybettiği ve kafa
travması yaşadığı bir trafik kazası geçirdiğini ve bu olayın
nasıl gerçekleştiğini hatırlamadığını söylemesi o zaman
için normal bir durum olarak kabul edilmiş olsada daha sonraları
bu hastalığın ilk bulgularından birisi olduğunu düşündürdü.
Margaret
Thatcher :
Demir lady olarak bilinen İngiltere'nin
ünlü başbakanıdır. Alzheimer hastalığı ile uzun süre
mücadele ettiği biliniyor.Yaklaşık on yıl bu hastalıkla
mücadele eden Margaret Thacher, sık sık kocası Denis'in öldüğünü
unutuyordu. Kızı Carol ise annesinin hastalığından bahsederken
annesinin sıkı sık aynı soruları sorduğunu ve verilen cevapları
hatırlamadığından bahsetti. Thatcher, 2001 yılında demans
araştırmalarıyla tanınmış olan İngiltere'nin önde gelen
yardım kuruluşu Alzheimer Research UK'nin üyesi oldu. Uzun yıllar
bu hastalıkla mücadele ettikten sonra 2013 yılında hayata veda
etti.
Sean
Connery :
James Bond serisi filmlerinin en çok bilinen oyuncusudur. Sean
Connery, en iyi arkadaşı olan aktör Michael Caine'ye göre
Alzheimer hastalığını yaşıyor. 89. doğum gününü kutlayan
Sean Connery'nin, hastalık yüzünden nerede olduğunu ya da neyle
uğraştığını bilmediğini anlattı. Connery yolda kaybolma
olasılığına karşın karısının telefon numarasını her zaman
cebinde taşıyor. Ancak Connery sözcüsü iddiaları reddetti ve
Caine'nin yanlış yönlendirildiğini söyleyerek ünlü aktörün
Alzheimer olmadığını iddia etti..
Sugar
Ray Robinson
: Gelmiş geçmiş en iyi baksörlerden birisi olarak kabul edilir.
1943 ve 1951 yılları arasında hiç yenilmeden 91 karşılaşma
yaptı ve orta siklette beş yıl boyunca dünya ağır siklet
şampiyonu unvanını aldı. Sugar Ray Robinson'ın ölümünden
sonra boks gibi sürekli kafa travması yaşayan kişiler ile
Alzheimer hastalığı arasında bir bağlantı olabileceği hakkında
araştırmaların artmasına neden oldu. Jefferson Üniversitesi’nde
nöroloji profesörü MD’in yaptığı çalışmada, 69-86 yaşları
arasında sekiz eski boksör, kafa karışıklığı, zihinsel
keskinlik kaybı ve kişilik değişiklikleri yaşadığını
belirledi. .
Iris
Murdoch
: İrlandalı ünlü yazar.
1999 yılında 79 yaşında hastalığı yaşarken vefat etti.
Araştırmacılar,
Iris Murdoch'un Alzheimer hastalığının ilk belirtilerini son
romanının metni içinde olduğunu farkettiler. Son romanında
kullandığı kelimelerdeki düzensizliğin Alzheimer hastalığı
teşhisi konmadan en az bir yıl öncesine kadar uzanan hastalığının
ilk bulguları olarak kabul edildi. 26 romanınıda müthiş
derecede yaratıcı ve kendine özgü bir İngiliz yazar olarak
bilinen yazar Alzheimer hastalığının yarattığı sorunlar
nedeniyle Oxford'daki bir huzurevinde hayatını kaybetti.
Alzheimer'le olan mücadelesini yakından izleyen ve ölene kadar
yanından hiç ayrılmayan yakın arkadaşı John Bayley'in
anılarının '' İris'in Elegy'i '' çalışmasıyla belgelemiştir.
Charlton
Heston :
Akademi ödüllü, Amerikalı
sinema ve tiyatro oyuncusudur. Özellikle Maymunlar cehennemi filmi
ile tanınır. Alzheimer hastalığı ile ilgili bulgular yaşaması
üzerine kendi Alzheimer hastası olduğunu kamu oyuna açıklamaktan
çekinmedi. Heston'ın açıklaması:
“Şimdilik
hiçbir şeyi değiştirmiyorum. Doktorlar dinlenmem gerektiğini
söylecekler. Ama ben başarabildiğim kadar çalışmam konusunda
ısrar edeceğim. Bir şeyleri unuttuğumu görürseniz anlayışlı
olun. Ve size daha önce anlattığım komik bir hikayeyi ikinci
kez anlatırsam, lütfen yine de gülün.” Ünlü aktör 2008
yılında Alzheimer hastalığının en çok karşılaşılan ölüm
şekli olan zatürreden vefat etti.
James
Stewart :
Bir zamanların en iyi
aktrisleri arasında yer alır. 1941 yılında 13.Oscar ödül
töreninde en iyi erkek oyuncu seçildi. Özellikle Alfred
Hitchcock'un filmlerindeki başarısıyla tanınır. Hastalığa
yakalandıktan sonra köşesine çekilen ünlü aktör 1997 yılında
89 yaşında Alzheimer hastası olmasına rağmen kalp ve akciğer
yetmezliği sonucunda vefat etti.
Fikret
Şeneş
: ''Haykıracak nefesim olmasa bile'', ‘’Bir başkadır benim
memleketim’’ başta olmak üzere Türk Pop Müziğinde 290'a
yakın besteye söz yazmıştır. Mart 2011yılında arkadaşlarıyla
birlikte kutladığı 90'ıncı doğum gününde piste çıkp dans
edip dostlarıyla gece yarısına kadar eğlenen Fikret Hanım, o
gün gayet sağlıklıydı.Ancak beş ay sonra büyük oğlu Ahmet
Çapa'nın vefat etmesi sanatçıyı çok üzmüş ve bu yoğun
üzüntü sonrasında Alzheimer hastalığını tetikleyerek ortaya
çıkmasına neden oldu. 2015 yılında bu hastalığın yoğun
bulgularıyla mücadele ederken vefat etti.
Esen
Günay
: Türk Sinemasında Tarık
Akan, Ediz Hun, Ayhan Işık, Orhan Gencebay gibi pek çok şöhretin
seslendirmesini yapan ünlü sanatçıdır. Vefat etmesinden bir yıl
öncesinde Alzheimer teşhisi konan sanatçı evini kapatıp,
İzmir'de yaşamakta olan ailesinin yanına taşındı ve son
günlerini yakınlarının yanında geçirmeyi tercih etti.
Behiye
Aksoy :
2015 yılınfda vefat eden
ünlü Türk Sanat Müziği santçısıdır. 2001 yılında Alzheimer
hastalığına yakalanan sanatçı, uzun yıllar boyunca bu
hastalıkla mücadele ettikten sonra ailesine yük olmamak için
kendi tercihi ile vefatına kadar özel bir huzur evinde yaşamamını
sürdürdü. Vefat ettiğinde 82 yaşındaydı. .
Burçin
Orhon
: Süheyl Uygur'un eşidir. Erken sayılabilecek bir yaşta, 52
yaşında yakalandığı Alzheimer hastalığının ilk belirtilerini
kendisi fark edip bu ilk bulgularını şöyle anlattı.
Unutkanlığım
had safhadaydı. Bir ayağımda çorap var, diğerinde yok! Birini
giymişim, o ara aklım kim bilir nereye gitmiş, ötekini giymeyi
unutmuşum. Mesela çocuklar soruyor “Anne bu süt, tuvalette ne
arıyor?” Hiçbir fikrim yok. Bazen de yolda araba kullanırken
bir an, “Ben neredeyim?” diye panik oluyorum. Sağa çekip,
etrafımdaki binalara bakıyorum. Soğuk terler döküyorum. Hiçbir
şey tanıdık gelmiyor. 15-20 saniye sonra birden hatırlıyorum:
“Ha bizim evin yolu burası...”
Alzheimer
teşhisi konulduktan sonra ne yaptılar?
Ronald
Reagan hastalığını
öğrendikten sonra kamuoyunun ilgisi çekmek amacıyla çalışmalarda
bulundu. Kasım ayının Alzheimer farkındalık ayı olması için
gayret gösterdi. Alzheimer tedavi merkezleri açılmasına öncü
oldu.
Rita
Haword'un hastalığı pek
çok dergi ve gazetede bahsedildi. Halkın ilgisini çekerek bu
hastalığa yakalanların toplum içerisindeki konumlarının
korunmasına öncü oldu.
Charles
Branson kendi isteği ile
vefatına kadar özel bir bakım evinde kaldı. Alzheimer
hastalarının bakım evinde kalabileceklerini gösterdi.
Margaret
Teacher Alzheimer derneğine
üye olarak buradaki çalışmalara katılarak bu durumdaki hastalara
yardımcı olmaya çalıştı.
Sean
Connery bilinmeyen bir nedenden dolayı
hastalığını gizlemeye çalıştı.
Sugar
Ray Robinson sürekli kafa travması
alanların Alzheimer'e daha sık yakalandıkları hakkında bir
çalışmanın başlamasını sağladı.
Iris
Mudrock hastalığının ilk
bulgularının teşhis konmadan daha önceleri ortaya çıkabileceğini
gösterdi.
Charlton
Heston hastalığını büyük
olgunlukla kabul ederek herkesin hastalığından dolayı onu
kınamamasını istedi.
James
Steward hastalığa
yakalandıktan sonra sessizliğini korudu. Yalnız bir yaşamı
tercih etti.
Esen
Günay vefat edeceğini
anladığı zaman son günlerini ailesiyle birlikte geçirmek isteyen
duygusal bir kişiydi.
Fikret
Şener'in hastalığı ile mücadele etmesine ömrü yetmedi.
Behiye
Aksoy ailesinin bakımından
ziyade özel bir huzur evinde yaşamak istedi.
Buçin
Orhun genç yaşta bu hastalığa yakalanan ve hastalığını
kabullenen bir hasta olarak hafızalarda yer aldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder