Alzheimer’li hastaların
duygusal sorunlarını anlamak
Alzheimer hastalığı ile yaşamanın
kişi üzerinde duygusal, sosyal ve psikolojik etkileri vardır.
Hastalığın ilk ve orta devrelerinde hasta bu durumunu farkındadır.
Yaşadıkları olumsuzlukları, bir dizi kayıp olarak
tanımladıklarından kendi durumlarını kabullenmeleri ve
psikolojik uyum sağlamaları oldukça zordur.
Kişisel ilişkiler ve sosyal ortam,
yaş veya zihinsel yetenek ne olursa olsun, her zaman gereklidir. Bu
kavramları yaşam için destekleyici faktörler olarak ta
tanımlayabiliriz. Bakıcılar, arkadaşlar ve aile, demans
hastalarının kendilerini değerli ve topluma dahil olarak
hissetmelerine yardımcı olmalıdır. Alzheimer hastası olan bir
kişiyi desteklerken, bakıcıların hastalığın bu kişi
üzerindeki etkisini ve kişinin nasıl düşünebileceğini
anlamaları gereklidir. Kişi, etrafındakilerden çok farklı bir
dünyayı yaşıyor olabilir. Bakıcının, mümkün olduğu kadar
demansı olan kişilerin bakış açısından onun yaşadıklarını
görmeye çalışmalıdır.
Her insan kendine özgü bir yaşam
öyküsü, kişiliği, beğenmesi ve hoşlanmadıklarıyla kendine
özgü bir yaşantısı vardır. Kaybettikleri kavramlara değil,
hâlâ sahip olduklarına ve kişinin hatırladıklarından ziyade ne
hissettiğine odaklanmak çok önemlidir.
Alzheimer hastalığının birçok olumsuz etkisi vardır. Bu
hastalığı yaşayanlar hafıza sorunları ve düşünme ile ilgili
sorunlar yaşar. Zaman içerisinde kaybettikleri olgular sırasıyla
şöyledir.
1. Özsaygı.
2. Kendisine ve karşısındakilere güven.
3. Bağımsızlık ve özerklik.
4. Sosyal ilişkiler ve bunlara uyum.
5. Aktivite veya hobileri gerçekleştirme yeteneği.
6. Günlük yaşamın becerileri ( yemek pişirme, araba kullanma).
1. Özsaygı.
2. Kendisine ve karşısındakilere güven.
3. Bağımsızlık ve özerklik.
4. Sosyal ilişkiler ve bunlara uyum.
5. Aktivite veya hobileri gerçekleştirme yeteneği.
6. Günlük yaşamın becerileri ( yemek pişirme, araba kullanma).
Tüm bu kaybedilmelerine rağmen, kişi
bazı yeteneklerini koruyabilir ve bu durumda olsa bile insanlar
kendi sınırları içerisinde kalmak koşuluyla çevresindeki
olaylara ve kişilere karşı duygusal bir bağ hissederler.
Bu hastalık, kişinin günlük yaşamını
etkileyeceğinden ve işlerini bu yeni yaşam şekline
uyarlanmalıdır. Bakıcılar karşılaşılan zorlukların etkisini
azaltabilecek ve kişinin mümkün olduğunca uzunca bir süre
normallik duygusunu yaşamasını sağlamalı ve hasta kişinin
kendisini bağımsız hissetmesine ve özgüvenini korumasına
yardımcı olmalıdır.
İletişim: Alzheimer hastaları
çoğu zaman iletişim kurmakta zorluk çekerler. Bu sıkıntıların
başlıcaları doğru sözcüğü bulma veya bir konuşmayı takip
etme sorunlarıdır. İletişimi etkileyebilecek diğer faktörler
arasında çeşitli ağrılar, eklenen başka hastalıklar, ilaçların
yan etkileri ve duyusal bozukluklar bulunur.
İletişimdeki zorluklar, demans
hastası bir kişinin güvenini kaybetmesine veya sosyal hayattan
çekilmesine neden olabilir. Aileler, arkadaşlar ve bakıcılar bu
zorlukların stresi artırabileceğini bilmelidir.
Alzheimer hastaları ile iletişim kurmak için ipuçları
Eğer kişi
sözlü iletişimi zor bulursa, biraz daha yavaş konuşun ve basit
kelimeler ve cümleler kullanın. Benimsediğin tondan daha fazla
yüksek sesle konuşmayın.
Demans hastası bir kişi kendi
davranışlarını, hareketlerini, göz teması ve yüz ifadelerini
karşısındaki bir kişiyle iletişim kurmak için kullanabilir.
Bakıcıların sözsüz iletişimi de önemlidir ve demansı olan
kişi ifadeleri ve jestleri fark edebilir.
Göz temasını korumaya çalışın. Bu,
kişinin size odaklanmasına yardımcı olacaktır.
Ani hareketlerden kaçının ve yüz
ifadelerinize dikkat edin.
İletişim kurarken çok
yakın durmamaya çalışın.
Kişinin konuşmalara dahil olduğundan emin olun.
Onların adına konuşmayın.
Konuşmalar sırasında
başkalarının onları dışlamamasına izin vermeyin.
Kişiyi dinleyin.
Onlara bolca zaman verin, arka plan gürültüsü gibi dikkat
dağıtıcı unsurları kaldırın ve iletmeye çalıştıkları
anlamı çözmeye çalışın. Mesaj sadece gerçeklerle değil,
duygularla da ilgili olabilir.
Çok
fazla doğrudan soru sormaktan kaçının.
Kişiye seçenek vermeyip, evet ya da hayır cevabını
içeren basit sorular sorun.
Bağımsızlığını kaybetmek:
Demans hastası bir kişi bağımsızlığını yavaş yavaş
kaybettiğinden etrafındaki kişilerin bakımı ve desteğine daha
fazla gereksinim duyar. Bu zor bir değişiklik olup, ilgili herkes
için üzücü olabilir.
Ailelerin, arkadaşların ve
bakıcıların, mümkün olduğunda, “üstlenmek” yerine,
kendileri için bir şeyler yapmaları için kişiyi desteklemeleri
önemlidir. Bu, hastanızın refahını arttırır ve kendilerini
çaresiz, değersiz hissetmek yerine, itibarlarını, güvenlerini ve
özgüvenlerini korumaya yardımcı olur.
Kişinin bağımsızlığını korumaya
teşebbüs etmesi, kendileriyle bakım ve destek sağlayan diğer
kişiler arasında çatışmalara neden olabilir. Kişi yardıma
direnç gösterebilir çünkü onlar için işlerin zorlaştığını
kabul etmek istemediği gibi hastalığının başlarında genellikle
başka kişilerden yardım istemezler. Bakıcılar ve diğerleri,
kişinin neler olduğunu anlayamadığını veya bir duruma katkıda
bulunamayacağını varsaymaktan kaçınmalıdır. Kişinin mümkün
olduğunca tüm yaşantıya dahil olması önemlidir. Bu demanslı
bir kimsenin mantıklı bir şekilde işleri yolunda yapmasını
sağlamak anlamına gelir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder