9 Aralık 2019 Pazartesi

Alzheimer hastalarının duygusal sorunlarını anlamak

                          Alzheimer’li hastaların duygusal sorunlarını anlamak

Alzheimer hastalığı ile yaşamanın kişi üzerinde duygusal, sosyal ve psikolojik etkileri vardır. Hastalığın ilk ve orta devrelerinde hasta bu durumunu farkındadır. Yaşadıkları olumsuzlukları, bir dizi kayıp olarak tanımladıklarından kendi durumlarını kabullenmeleri ve psikolojik uyum sağlamaları oldukça zordur.
Kişisel ilişkiler ve sosyal ortam, yaş veya zihinsel yetenek ne olursa olsun, her zaman gereklidir. Bu kavramları yaşam için destekleyici faktörler olarak ta tanımlayabiliriz. Bakıcılar, arkadaşlar ve aile, demans hastalarının kendilerini değerli ve topluma dahil olarak hissetmelerine yardımcı olmalıdır. Alzheimer hastası olan bir kişiyi desteklerken, bakıcıların hastalığın bu kişi üzerindeki etkisini ve kişinin nasıl düşünebileceğini anlamaları gereklidir. Kişi, etrafındakilerden çok farklı bir dünyayı yaşıyor olabilir. Bakıcının, mümkün olduğu kadar demansı olan kişilerin bakış açısından onun yaşadıklarını görmeye çalışmalıdır.
Her insan kendine özgü bir yaşam öyküsü, kişiliği, beğenmesi ve hoşlanmadıklarıyla kendine özgü bir yaşantısı vardır. Kaybettikleri kavramlara değil, hâlâ sahip olduklarına ve kişinin hatırladıklarından ziyade ne hissettiğine odaklanmak çok önemlidir. Alzheimer hastalığının birçok olumsuz etkisi vardır. Bu hastalığı yaşayanlar hafıza sorunları ve düşünme ile ilgili sorunlar yaşar. Zaman içerisinde kaybettikleri olgular sırasıyla şöyledir.
 1. Özsaygı.
 2. Kendisine ve karşısındakilere güven.
 3. Bağımsızlık ve özerklik.
 4. Sosyal ilişkiler ve bunlara uyum.
 5. Aktivite veya hobileri gerçekleştirme yeteneği.
 6. Günlük yaşamın becerileri ( yemek pişirme, araba kullanma).
Tüm bu kaybedilmelerine rağmen, kişi bazı yeteneklerini koruyabilir ve bu durumda olsa bile insanlar kendi sınırları içerisinde kalmak koşuluyla çevresindeki olaylara ve kişilere karşı duygusal bir bağ hissederler. Bu hastalık, kişinin günlük yaşamını etkileyeceğinden ve işlerini bu yeni yaşam şekline uyarlanmalıdır. Bakıcılar karşılaşılan zorlukların etkisini azaltabilecek ve kişinin mümkün olduğunca uzunca bir süre normallik duygusunu yaşamasını sağlamalı ve hasta kişinin kendisini bağımsız hissetmesine ve özgüvenini korumasına yardımcı olmalıdır.

İletişim: Alzheimer hastaları çoğu zaman iletişim kurmakta zorluk çekerler. Bu sıkıntıların başlıcaları doğru sözcüğü bulma veya bir konuşmayı takip etme sorunlarıdır. İletişimi etkileyebilecek diğer faktörler arasında çeşitli ağrılar, eklenen başka hastalıklar, ilaçların yan etkileri ve duyusal bozukluklar bulunur.
İletişimdeki zorluklar, demans hastası bir kişinin güvenini kaybetmesine veya sosyal hayattan çekilmesine neden olabilir. Aileler, arkadaşlar ve bakıcılar bu zorlukların stresi artırabileceğini bilmelidir.

Alzheimer hastaları ile iletişim kurmak için ipuçları Eğer kişi sözlü iletişimi zor bulursa, biraz daha yavaş konuşun ve basit kelimeler ve cümleler kullanın. Benimsediğin tondan daha fazla yüksek sesle konuşmayın. Demans hastası bir kişi kendi davranışlarını, hareketlerini, göz teması ve yüz ifadelerini karşısındaki bir kişiyle iletişim kurmak için kullanabilir. Bakıcıların sözsüz iletişimi de önemlidir ve demansı olan kişi ifadeleri ve jestleri fark edebilir. Göz temasını korumaya çalışın. Bu, kişinin size odaklanmasına yardımcı olacaktır. Ani hareketlerden kaçının ve yüz ifadelerinize dikkat edin. İletişim kurarken çok yakın durmamaya çalışın. Kişinin konuşmalara dahil olduğundan emin olun. Onların adına konuşmayın. Konuşmalar sırasında başkalarının onları dışlamamasına izin vermeyin. Kişiyi dinleyin. Onlara bolca zaman verin, arka plan gürültüsü gibi dikkat dağıtıcı unsurları kaldırın ve iletmeye çalıştıkları anlamı çözmeye çalışın. Mesaj sadece gerçeklerle değil, duygularla da ilgili olabilir. Çok fazla doğrudan soru sormaktan kaçının. Kişiye seçenek vermeyip, evet ya da hayır cevabını içeren basit sorular sorun.

Bağımsızlığını kaybetmek: Demans hastası bir kişi bağımsızlığını yavaş yavaş kaybettiğinden etrafındaki kişilerin bakımı ve desteğine daha fazla gereksinim duyar. Bu zor bir değişiklik olup, ilgili herkes için üzücü olabilir.
Ailelerin, arkadaşların ve bakıcıların, mümkün olduğunda, “üstlenmek” yerine, kendileri için bir şeyler yapmaları için kişiyi desteklemeleri önemlidir. Bu, hastanızın refahını arttırır ve kendilerini çaresiz, değersiz hissetmek yerine, itibarlarını, güvenlerini ve özgüvenlerini korumaya yardımcı olur.

Kişinin bağımsızlığını korumaya teşebbüs etmesi, kendileriyle bakım ve destek sağlayan diğer kişiler arasında çatışmalara neden olabilir. Kişi yardıma direnç gösterebilir çünkü onlar için işlerin zorlaştığını kabul etmek istemediği gibi hastalığının başlarında genellikle başka kişilerden yardım istemezler. Bakıcılar ve diğerleri, kişinin neler olduğunu anlayamadığını veya bir duruma katkıda bulunamayacağını varsaymaktan kaçınmalıdır. Kişinin mümkün olduğunca tüm yaşantıya dahil olması önemlidir. Bu demanslı bir kimsenin mantıklı bir şekilde işleri yolunda yapmasını sağlamak anlamına gelir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Alzheimer ve demans

                                          Alzheimer ve demans                   Yazıılarımda Alzheimer hastalığını, buna neden olan ...