Alzheimer
tedavisinde yeni araştırmalar
Mevcut
Alzheimer tedavileri hafıza
kaybı semptomlarına, düşünme ve akıl yürütme problemlerine
çözüm bulmaya çalışmaktadır. Bu yaklaşımlar, bir beyin
hücresinden diğerine bilgi taşıyan beyindeki kimyasalların
performansını artırmaya yöneliktir. Ancak, bu tedaviler altta
yatan düşüş ve beyin hücrelerinin ölümünü durdurmaz. Daha
fazla hücre ölürken, Alzheimer hastalığı ilerlemeye devam eder.
Uzmanlar,
Alzheimer'ın
ilerlemesini durdurabilecek veya önemli ölçüde geciktirebilecek
tedavilerini geliştirme konusunda umutludur.
Hastalığın
beyni nasıl bozduğuna dair artan araştırmalar, günümüzde bu
konudaki çalışmaların esasını oluşturur.
Aşağıdaki
tedavi seçenekleri halen çalışılmakta olan stratejiler
arasındadır.
Plakaya
nişan alma : Gelişmekte
olan yeni Alzheimer tedavilerinin bazıları, hastalığın
karakteristik işaretleri olan protein beta amiloid plaklarının
mikroskopik yığınlarını hedef almaktadır.
Bağışıklık
sistemini güçlendirmenin Alzheimer hastalığı üzerine faydası
olacağı düşünülerek, bir takım çalışmalar planlanmaktadır.
Monoklonal antikorlar olarak bilinen ilaçlar, beta amiloid
plakların belirli bölgelere yığılmasını önlemesinin yanı
sıra, vücutta birikmiş olan beta amiloid plaklarını
temizleyebilir. Monoklonal antikorların etkileri vücudunuzun doğal
olarak bağışıklık sistemini yabancı istilacılara veya aşılara
verdiği tepki sırasında oluşan antikorlara benzer etki yapar.
Monoklonal
antikorlar hafif veya orta şiddette Alzheimer hastalığı olan
kişiler için herhangi bir fayda göstermedi. Bu tür etki yapan
ilaçların hastalığın seyri sırasında değilde hastalık
başlamadan önce verilmesi halinde daha etkili olması olasıdır.
Son çalışmalar ilacın güvenli olduğu düşündürüyor.
Yıkımı
önleme: Birkaç yıl önce,
araştırmacılar beta amiloidin Fyn adlı bir proteinle etkileşime
girdiğini öğrendi. Beta amiloid ile birleştirildiğinde, Fyn
aşırı aktive olunca beyindeki sinir hücreleri (sinapslar)
arasındaki bağlantıların birbirlerine olan bağlantısnın
kopmasına neden olur. Fyn proteininin baskılanarak etkisinin
ortadan kaldırılmasını sağlayan bazı ilaçlar için çalışmalar
halen devam etmektedir.
Farelerde
denenen bu amaca yönelik ilaçlar sinapsların
tekrar çalışmaya başlamasına izin veren Fyn'i baskılaması
sonucunda hayvanlarda bir miktar hafıza kaybının olumlu yönde
tersine döndüğü belirledi. Olası bir Alzheimer hastalığının
bu yöndeki tedavisi için insan denemeleri devam etmektedir.
Üretim
blokerleri:
Bu tedavilerin amacı
beyinde oluşan beta amiloid miktarını azaltmasıdır.
Araştırmalar, beta amiloid'in farklı enzimler tarafından ve iki
adımda üretildiğini göstermiştir. Bazı deneysel ilaçlar, bu
enzimlerin aktivitesini bloke etmeyi amaçlar. Bunlar beta ve gama
sekretaz inhibitörleri olarak bilinir. Son zamanlarda yapılan
çalışmalar beta sekretaz inhibitörlerinin bilişsel düşüşü
yavaşlatmadığını ve hafif veya orta şiddette Alzheimer
hastalarında ise birçok olumsuz yan etkisi olduğunu
göstermiştir.
Tau'yu
karışıklıktan
uzak tutmak : Tau
proteininin Alzheimer'ın tipik başka ortak beyin anormalliği
olan, arapsaçı adı verilen mikroskobik liflerle birleştiğinde
beyin hücreleri arasındaki iletişim çöküyor. Araştırmacılar,
tau'nun kargaşa oluşturmasını engelleyecek bir yol arıyorlar. Bu
amaçla tau agregasyon inhibitörleri konusunda klinik çalışılmalar
devam etmektedir.
Enfeksiyonu
azaltmak ; Alzheimer
kronikleştiği zaman düşük seviyeli de olsa bazı beyin
hücrelerinde enfeksiyona neden oluyor. Araştırmacılar Alzheimer
hastalığında bu enflamatuar süreçlerini tedavi etmenin yollarını
araştırıyorlar. Bu konuda etkili olabileceği düşünülen
ilacın beyni zararlı proteinlerden korumak için bağışıklık
sistemini uyarabileceği düşünülmektedir.
Araştırmacılar,
diyabet ilacı olan pioglitazonın beyindeki beta amiloid miktarını
ve enfeksiyonu azaltabiliceği düşünülüyordu. Ancak ilk
denemelerde istenen sonuçlar alınamadı.
İnsülin
direncinin araştırılması : Araştırmacılar,
insülinin beyin ve beyin hücre fonksiyonu üzerindeki etkilerini ve
beyindeki Alzheimer ile ilişkili olabilecek insülin
değişikliklerine yöneldiler. Alzheimer'ın ilerlemesini yavaşlatıp
yavaşlatmadığını belirlemek için bir insülin burun spreyi test
eden bir denemenin olumsuz olduğu bildirildi.
Kalp
damar bağlantısının
etkilerini incelemek : Artan
kanıtlar beyin sağlında, kalp ve dolayısyla kan damarındaki
akışkanlıkla yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.
Alzheimer'ın gelişme riski, kalbe veya atardamarlara zarar veren
birçok durumun bir sonucu olarak artmaktadır. Bunlar arasında
yüksek tansiyon, kalp hastalığı, felç, diyabet ve yüksek
kolesterol sayılabilir. Araştırmacılar günümüzde damar
hastalığını tedavi etmek için kullanılan kan basıncı ilaçları
gibi ilaçların Alzheimer hastalarına da yardımcı olabileceği
düşünülüyor.
Diğer
çalışmalar : İsrail’deki
Haddasah Tıp Örgütü, Alzheimer’in hastalığını daha erken
teşhis etmenin yanı sıra daha hızlı ve etkili bir şekilde
tedavi edilebilmesini sağlamak için çalışmalarına devam
ediyor. Shahar Arzy liderliğindeki araştırma ekibi, beyin
dokusunun sağlıklı olduğu durumlarda Alzheimer hastalığının
erken teşhis edilmesini ve hemen tedavisine başlamasını
sağlayacak yeni bir Alzheimer testi için beynin oryantasyon
sistemine odaklanıyor. Bu aşamada uygulanacak etkin bir tedavi,
Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatıp ve bu hastalıkla
yaşayan bireylerin daha yüksek bir yaşam kalitesine sahip
olmalarını sağlayabilir.
Halüsinasyon
ve saldırgan
davranışları tedavi etmek : New
York'ta Alzheimer hastalığı araştırma merkezi tarafından
yürütülen bu çalışma, hastalık sırasında oluşan
halüsinasyon, ajitasyon ve saldırganlığın nedenlerini
araştırıyor. Bu tür davranışlar, Alzheimer hastalığı ile
ilgili en sıkıntılı davranışlar arasındadır.
Risk
altındaki
bireylerin belirlenmesi : Winthrop
Hastanesi'ndeki araştırmacılar yeni bir çalışma yürütüyorlar.
Ekip, Alzheimer hastalığı olan ve olmayan bireylerin trombosit
bakımından zengin plazmasının yanı sıra kanın sinir ile
etkileşimlerini inceliyor. Çalışma, bazı bilim adamlarının
sağlıklı beyin hücrelerini öldüren etkenin bir parçası
olduğuna inandığı Alzheimer'lı insanların beyninde bulunan
anormal bir protein olan amiloid üzerine odaklanmaktadır.
Araştırma, hem biyolojik belirteç gelişim teşhisinde hem de
erken risk altında olan ve Alzheimer hastalığını tedavi etmek
için ilaç tedavileri geliştirme potansiyeline sahiptir.
Hafıza
kaybı için daha etkili tedaviler geliştirmek :
Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda hafızayı geliştirmek
için kullanılan ve direkt olarak beyin hücrelerine etki eden
ilaçlar, hafıza için kritik olan bir dizi nöronu hedefler.
Kolinerjik fonksiyon kaybı, bilişsel azalmanın bir özelliğidir.
Ancak, kolinerjik sistemi hedef alan ve kolinesteraz inhibitörleri
olarak bilinen bu ilaçların, sadece mütevazi bir etkisi vardır.
Bu nöronların Alzheimer hastalığı sürecinde nasıl zarar
gördüğünü araştıran çalışma ekibi, oluşan hasarı tedavi
edebilecek ve bu nöronları normal bir duruma getirebilecek tedavi
stratejileri geliştirmeyi umuyorlar.
En
kısa sürede çalışmaların olumlu sonuçlanmasını ve çağın
hastalığı Alzheimer’e bir çare bulunmasını ümit ediyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder